Tanrı Egemen Olduğuna Göre, İnsanlar Nasıl Özgür Olabilir?
16/05/2024
Ne Mutlu Yüreği Temiz Olanlara! Çünkü Onlar Tanrı’yı Görecekler
23/05/2024
Tanrı Egemen Olduğuna Göre, İnsanlar Nasıl Özgür Olabilir?
16/05/2024
Ne Mutlu Yüreği Temiz Olanlara! Çünkü Onlar Tanrı’yı Görecekler
23/05/2024

İsa’nın Kaç Tane Doğası Var? Bir mi İki mi?

Kilise, 451 yılında tüm zamanların en önemli ekümenik konsillerinden biri olan büyük Kalkedon Konsili’ni topladı. Konsil, en önemlisi Monofizit sapkınlığı olmak üzere çeşitli sapkınlıklarla mücadele etmek üzere toplanmıştır. Monofizit teriminin bir ön eki ve bir kökü vardır. Ön ek olan mono, “bir” anlamına gelir ve kök olan phusis ise “doğa” olarak tercüme edilir. Dolayısıyla monophusis ya da monofizit basitçe “tek doğa” anlamına gelir.

Monofizistler İsa’nın ilahi ve insani olmak üzere iki doğası olmadığını, sadece tek bir doğası olduğunu iddia etmişlerdir. Bu tek doğa ne tamamen ilahi ne de tamamen insani bir doğaydı. Bu, nasıl bakıldığına bağlı olarak, tanrılaştırılmış bir insan doğası ya da insanlaştırılmış bir ilahi doğaydı. Bu sapkınlık iki sebepten dolayı çok tehlikeliydi. Bu görüş bir yandan Mesih’in tam tanrılığını inkâr ederken, öte yandan, İsa’nın gerçek insanlığını inkâr ediyordu. Buna karşı Kalkedon Konsili, Mesih’in vere homo, vere Deus, yani “gerçekten insan ve gerçekten Tanrı” olduğunu, tek bir kişide iki doğaya sahip olduğunu beyan etmiştir.

Mesih vere homo, vere Deus, yani “gerçekten insan ve gerçekten Tanrı” idi, tek bir kişide iki doğaya sahipti.

İnsan doğası ile ilahi doğanın birleşimini nasıl anlamalıyız? Kutsal Kitap, beden almada Üçlü-Birlik’in ikinci kişisinin Kendisine bir insan doğası edindiğini söyler. Ancak O beden aldığında, yani insan doğasına büründüğünde, bu insan doğasını tanrılaştırmamıştır. Bu insan doğası insan olarak kaldı.

Kalkedon Konsili, vücut bulma gizemini ele alırken ve İsa’nın iki doğasını tasdik ederken, O’nun iki doğasının birbirine karışmayacak ya da karıştırılmayacak, bölünmeyecek ya da ayrılmayacak şekilde mükemmel bir şekilde birleştiğini söylemiştir. Bizler Monofizitlerin yaptığı gibi, bedeni tanrılaştırarak ya da ruhu insanlaştırarak bu iki doğayı birbirine karıştırmamalıyız. Bununla birlikte, onları asla birbirinden ayırmamalıyız. Onlar her zaman ve her yerde birleşiktir. Kalkedon’un bu dört olumsuz ifadesi, “her doğa kendi niteliklerini korur” ifadesiyle daha da nitelendirilmiştir. Diğer bir deyişle, vücut bulma sırasında Oğul hiçbir niteliğinden ödün vermemiştir. Tanrısal doğa hâl’a ebedi, sonsuz, her şeyi bilen, her yerde hazır ve nazırdır. Bu nitelikler tanrısallığa ait olan niteliklerin tümüdür. Tanrı, İsa’da insan doğasına büründüğünde Tanrı olmaktan vazgeçmemiştir. Aynı zamanda, insan doğası kendi niteliklerini korudu; sonlu, sınırlı, aynı anda birden fazla yerde bulunamayan, bilgisi kısıtlı ve gücü sınırlı. İnsanlığın tüm bu nitelikleri İsa’nın insanlığının nitelikleri olarak kalmıştır.


Bu yazı R.C. Sproul’un Mark: An Expositional Commentary adlı kitabından alınmıştır.  Bu makale orijinal olarak Ligonier Hizmetleri blogunda yayınlanmıştır.

açar ve ikizlerin doğumuyla sonuçlanır. Bu doğumda, Perez’in Zerah’ın önüne geçmesiyle primogeniture (en büyük oğlun miras hakkı) ilkesi bir kez daha tersine döner. Daha sonra Yakup Yahuda’yı kutsayacak ve krallığın onun soyundan gelenlerle ilişkilendirileceğini söyleyecektir (Yar. 49:8-12). Bu kutsama yüzyıllar sonra Samuel’in zamanında görülmektedir (bkz. Mez. 78:67-72).

R.C. Sproul
R.C. Sproul
Dr. R.C. Sproul Ligonier Hizmetlerinin kurucusu, Sanford, Florida'daki Saint Andrew's Şapeli'nin ilk vaizi ve eğitim hizmetkârı olup, aynı zamanda Reformation Bible College'ın ilk başkanı ve Tabletalk dergisinin genel yayın yönetmeniydi. Renewing Your Mind adlı radyo programı hâlen dünya çapında yüzlerce radyo istasyonunda her gün yayınlanmakta ve internet üzerinden de dinlenebilmektedir. Dr. Sproul, aralarında Türkçeye de tercüme edilmiş olan Tanrı'nın Kutsallığı, Tanrı'nın Seçimi ve Everyone's a Theologian'ın da bulunduğu yüzden fazla kitap yazmıştır. Kutsal Yazılar’ın yanılmazlığını ve Tanrı'nın halkının O'nun Sözü üzerinde imanla durması gerektiğini açıkça savunmasıyla dünya çapında tanınmıştır.