Ne Mutlu Yüreği Temiz Olanlara! Çünkü Onlar Tanrı’yı Görecekler
23/05/2024
Günahın Dereceleri Var mıdır?
30/05/2024
Ne Mutlu Yüreği Temiz Olanlara! Çünkü Onlar Tanrı’yı Görecekler
23/05/2024
Günahın Dereceleri Var mıdır?
30/05/2024

Tanrı’nın Çarmıhtaki Amacı Neydi?

Sınırlı kefaret öğretisi (“mutlak kefaret” ya da “belirli kefaret” olarak da bilinir) Mesih’in kefaretinin (kapsamı ve amacı bakımından) seçilmişlerle sınırlı olduğunu; İsa’nın dünyadaki herkesin günahlarına kefaret etmediğini ifade eder. Benim mezhebimde, hizmet için genç adamları sınava tabi tutarız ve her zaman birileri bir öğrenciye “Sınırlı kefarete inanıyor musun?” diye sorar. Öğrenci buna şöyle karşılık verecektir: “Evet, Mesih’in kefaretinin herkes için yeterli ve bazıları için etkili olduğuna inanıyorum.” Yani Mesih’in çarmıhtaki ölümünün değeri, yaşamış olan herkesin tüm günahlarını örtecek kadar büyüktür, ancak bu sadece Mesih’e iman edecek olanlar için geçerlidir. Ancak bu ifade, Tanrı’nın çarmıhtaki amacıyla ilgili olan tartışmanın gerçek özüne inmemektedir.

Tanrı’nın ebedi planını anlamak için temelde iki yöntem vardır. Bir tanesi, Tanrı’nın sonsuzluktan beri düşmüş insan ırkından mümkün olduğunca çok insanı kurtarma arzusuna sahip olduğu ve bu nedenle Oğlu’nu düşmüş insanlar için günah taşıyıcısı olarak dünyaya göndereceği bir kurtuluş planı tasarladığıdır. İsa çarmıha gidecek ve bir noktada kendisine iman edecek olan herkes için ölecekti. Dolayısıyla plan koşullu yapılmıştır – Tanrı bundan yararlanan herkes için, iman eden herkes için kefaret sağlamıştır. Buradaki fikir, İsa’nın potansiyel olarak herkes için öldüğü, ancak teorik olarak her şeyin boşa gitmesinin mümkün olduğudur, çünkü dünyadaki her bir kişi İsa’nın yaptıklarını reddedebilir ve suçları ile günahları içinde ölü kalmayı seçebilir. Böylece, hiç kimse bundan faydalanamayacağı için Tanrı’nın tasarısı boşa çıkabilirdi. Bugün kilisede hakim olan görüş budur – İsa’nın herkes için şartlı olarak öldüğü görüşü. Son çözümlemede, kurtuluşun gerçekleşip gerçekleşmeyeceği kişiye bağlıdır.

Reformcu görüş Tanrı’nın planını farklı bir şekilde kavrar. Bu görüş, Tanrı’nın sonsuzluktan beri şartlı olmayan bir plan tasarladığını söyler. Bu, işe yaramadığı takdirde takip edilecek bir “B” planı olmayan bir “A” planıydı. Bu plan uyarınca Tanrı, düşmüş insanlığın içinden belirli sayıdaki insanı, yani Kutsal Kitap’ın seçilmişler olarak adlandırdığı insanları kurtaracağına karar vermiştir. Bu seçilmişlik planının tarihte işlemesi için, Oğlu’nu seçilmişler için kurtuluşu gerçekleştirmek üzere özel bir amaç ve planla dünyaya göndermiştir. Bu, Mesih’in kanının bir damlası bile boşa gitmeden mükemmel bir şekilde gerçekleştirilmiştir. Baba’nın kurtuluş için seçtiği herkes kefaret aracılığıyla kurtulacaktır.

Reformcu olmayan görüşün ima ettiği şey, Tanrı’nın kimin kurtulacağını önceden bilmediğidir. Bu nedenle günümüzde “Tanrı kurtarabildiği kadar çok insanı kurtarır” diyen ilahiyatçılar vardır. Tanrı kaç kişiyi kurtarabilir? Kaç kişiyi kurtarma gücüne sahiptir? Eğer O gerçekten Tanrı ise, hepsini kurtarma gücüne sahiptir. O’nun kaç kişiyi kurtarma yetkisi var? Tanrı, Musa’nın, İbrahim’in ya da elçi Pavlus’un yaşamında olduğu gibi, herhangi birinin yaşamına müdahale ederek onları Kendisiyle kurtaran bir ilişkiye kavuşturamaz mı? Bunu yapmaya kesinlikle hakkı vardır?

Kutsal Kitap’ın İsa’nın “dünya” için öldüğünden bahsettiğini inkâr edemeyiz. Yuhanna 3:16 bu dili kullanan ayetlerin en önde gelen örneğidir. Ancak Yuhanna’nın Müjdesi de dahil olmak üzere Yeni Antlaşma’da İsa’nın yaşamını herkes için değil, koyunları için feda ettiğini söyleyen karşıt bir bakış açısı vardır.

Yuhanna Müjdesi’nde İsa koyunlarından Baba’nın kendisine verdiği kişiler olarak söz eder.

Yuhanna 6’da İsa’nın şöyle dediğini görüyoruz: “Beni gönderen Baba bir kimseyi bana çekmedikçe, o kimse bana gelemez” (44. ayet) ve “çekmek” olarak çevrilen sözcük doğru bir ifadeyle “mecbur etmek” anlamına gelir. İsa bu bölümde ayrıca, “Baba’nın bana verdiklerinin hepsi bana gelecek” (37. ayet) demiştir. Demek istediği, Baba’nın Oğlu’na gelmesini tasarladığı herkesin geleceği, ama başka hiç kimsenin gelemeyeceği idi. Dolayısıyla, kurtuluşunuz baştan sona, lütfuyla size merhamet etmeye karar veren Tanrı’nın egemen kararına dayanmaktadır; bunu sizde gördüğü herhangi bir şeyden dolayı değil, Oğul’un sevgisinden dolayı yapmıştır. Göklerin altında Hristiyan olduğuma dair gösterebileceğim tek neden, Baba’nın Oğul’a bir armağanı olmamdır; yaptığım ya da yapabileceğim herhangi bir şeyden dolayı değil.


Bu yazı R.C. Sproul’un Yuhanna üzerine yazdığı bir yorumdan alınmıştır. Bu makale orijinal olarak Ligonier Hizmetleri blogunda yayınlanmıştır.

açar ve ikizlerin doğumuyla sonuçlanır. Bu doğumda, Perez’in Zerah’ın önüne geçmesiyle primogeniture (en büyük oğlun miras hakkı) ilkesi bir kez daha tersine döner. Daha sonra Yakup Yahuda’yı kutsayacak ve krallığın onun soyundan gelenlerle ilişkilendirileceğini söyleyecektir (Yar. 49:8-12). Bu kutsama yüzyıllar sonra Samuel’in zamanında görülmektedir (bkz. Mez. 78:67-72).

R.C. Sproul
R.C. Sproul
Dr. R.C. Sproul Ligonier Hizmetlerinin kurucusu, Sanford, Florida'daki Saint Andrew's Şapeli'nin ilk vaizi ve eğitim hizmetkârı olup, aynı zamanda Reformation Bible College'ın ilk başkanı ve Tabletalk dergisinin genel yayın yönetmeniydi. Renewing Your Mind adlı radyo programı hâlen dünya çapında yüzlerce radyo istasyonunda her gün yayınlanmakta ve internet üzerinden de dinlenebilmektedir. Dr. Sproul, aralarında Türkçeye de tercüme edilmiş olan Tanrı'nın Kutsallığı, Tanrı'nın Seçimi ve Everyone's a Theologian'ın da bulunduğu yüzden fazla kitap yazmıştır. Kutsal Yazılar’ın yanılmazlığını ve Tanrı'nın halkının O'nun Sözü üzerinde imanla durması gerektiğini açıkça savunmasıyla dünya çapında tanınmıştır.