
Hristiyanların Kederlenmesi Uygun mudur?
14/08/2025
Sevdiğimiz Birini Kaybetmenin Yasını Tutmak
21/08/2025Çocuklara Zorluklar ve Denemeler Boyunca Çobanlık Etmek
Çocuklarımızın denemeler aracılığıyla zorluklar yaşadığını görmek son derece zor olabilir. Kendi sorunlarıyla başa çıkma konusunda donanımlı ebeveynler bile, çocukları acı çektiğinde kendilerini çaresiz hissedebilirler. Çocuklarımıza zorluklar karşısında sağlıklı ve Tanrı’yı onurlandıran bir şekilde nasıl çobanlık edebiliriz? Aşağıda çocuklarımız sıkıntılarla karşılaştığında, onlara destek olmanın üç yolu yer almaktadır.
Sadık Bir Şekilde Yanlarında Olun
Ebeveynler ve bakıcılar olarak, çocuklarımızın acı çektiğini gördüğümüzde, hemen harekete geçme dürtüsü hissederiz. Bazen acil müdahale doğru ve gerekli olan şeydir. Ancak, genellikle zorluklarla karşılaşan çocukların, problem çözme becerilerimizden daha çok, sadık bir şekilde yanlarında olmamıza ihtiyaçları vardır. Kendi deneyimlerimizden biliyoruz ki, sıkıntı zamanlarında bazen sadece sevdiğimiz birinin, yani bizi aceleyle düzeltmeye çalışmak yerine sabırla yanımızda oturacak, kendimizi güvende hissettiğimiz birinin varlığıyla teselli bulmak isteriz. Çocuklarımız da bu tür bir sığınak arzularlar ve ebeveyn olmanın en büyük ayrıcalıklarından biri, evlerimizde Tanrı’nın iyi karakterinin bu yönünü yansıtabilmemizdir.
Ebeveynlik çobanlığa benzetilebilirse, rolümüzün bu kısmı, çobanın koyunlarını o kadar iyi tanımasıdır ki, sadece çobanın varlığı bile sürüye teselli olur. Benzer şekilde, çocuklarımızı nihai kaya ve sığınak olarak O’na yönlendirirken Tanrı’nın huzurunu somutlaştırabileceğimiz bir yol vardır (Mez. 18:2). Kriz, çocuklarımızın hayatına girdiğinde, onların sıkıntılarına karşı sakinleştirici bir güvence ile yanlarında olma fırsatımız vardır. Var olan krizi çözmek için parmağımızı bile kıpırdatmadan, varlığımız ve tavrımız, çocuklara onların yanında olduğumuzu ve onlara destek olduğumuzu, hatta daha da iyisi, Tanrı’nın da onların yanında olduğunu ve onlara destek olduğunu gösterebilir. İhtiyaç zamanlarında, çocuklarımıza, Rab’bin kendisini çağıran herkese yakın olduğunu hatırlatabiliriz (Mez. 145:18).
Bilgece Çobanlık Yapın
Çocuklarımızın hayatlarında sadık bir şekilde bulunma (yanlarında olma) alışkanlığını uygulamamızın ek bir yararı da, doğru zamanda nasıl müdahale edeceğimizi bilmemize yardımcı olmasıdır. Bir çoban koyunlarını ne kadar iyi tanırsa, onlara bakmak ve ilgilenmek için o kadar hazırlıklı olur. Çocuklarınıza hayatın yollarına çıkaracağı birçok engeli aşmalarında yardımcı olurken, bu ilişkisel bilgelik paha biçilmez olacaktır.
Filipililere yazdığı mektubunda Pavlus, sakince birinin yanında bulunmak ile bilgili ve ilgili bakım arasındaki dengeye dair bir bakış sunar. “Rab yakındadır [bu nedenle] hiçbir şey için kaygılanmayın” (Thomas Cosmades Çevirisi) hatırlatmasıyla esenlik tohumunu ekerken, Filipililerin onunla nasıl ilgilendiğini de över: “sıkıntılarıma ortak olmakla iyi ettiniz” (Flp. 4:5–6, 14). Pavlus ve Filipililer için, paylaştıkları esenlik, zamanında yapılan nezaket ve merhamet eylemlerinin yolunu açmıştır.
Bilge bir çoban, sadık bir şekilde çocuklarının yanında durmaktan, aktif yardıma geçme zamanının ne zaman geldiğini bilir. Bazen bu, çocuklarımıza kendi başlarına zorluklarla başa çıkmaları için alan tanırken bir koruyucu bariyer olmak anlamına gelir; bazen de devreye girip doğrudan destek vermek anlamına gelir. Her ne olursa olsun, çocuklarımız sıkıntılar ve denemelerle karşılaştığında, onların yükünü paylaşmak için yanlarında olmanın yollarını arayabiliriz (Gal. 6:2). Bu da bilgelik gerektirir çünkü her durum ve çocuk farklıdır. Burada herkese uyan tek bir reçete yoktur, bu nedenle her çocuğun bulunduğu noktada ona ulaşmak için tanrısal bilgelik gerekir. Denemenin ciddiyetini ve belirli bir çocuğun bununla başa çıkma kapasitesini değerlendirirken, bilgelik, durumun gerektirdiği şekilde müdahale etmemiz anlamına gelir.
Onları Umut Dolu Ufuklara Yönlendirin
Deneme ne olursa olsun ve çocuklarımızı bu süreçte ne kadar düşünceli bir şekilde destekliyor olursak olalım, dar görüşlülüğe kapılma tehlikesi vardır. Zor durumlarda çocuklarımızla birlikte yürürken, sorunun içine o kadar dalabiliriz ki, gözlerimizi Kurtarıcı’ya çevirmeyi unutabiliriz. Çok azımız bunu kasıtlı olarak yapar; çoğu zaman, özellikle çocuklarımız etkilendiğinde, yükümüz o kadar ağırdır ki, nefes almaya çalışmak dışında yapabileceğimiz hiçbir şey kalmaz. Hayatta kalma moduna geçtiğimizde, çevremizdeki koşullara odaklanır ve büyük resmi gözden kaçırırız. Çocuklarımız da zor zamanlarda aynı tepkiyi verebilirler, bu da onlara gerçek umudumuzun nerede olduğunu hatırlatma fırsatımız olduğu anlamına gelir. Çoban, sürüsünü güvenli otlaklara yönlendirirken, gölgeler vadisinde çocuklarla yürümeye çağrılan bizler, onların gözlerini ufka, Mesih’te sahip olduğumuz umuda doğru yönlendirme ayrıcalığına sahibiz. Çevreleri ne kadar karanlık olursa olsun, onların dünyanın ışığı olan İsa’ya bakmalarına yardımcı olabiliriz (Yu. 8:12); O’nun doğruluk yolu “giderek öğle güneşinin parlaklığına erişir” (Özd. 4:18). Çocuklarımızın karanlığın ötesine, vadinin dışına, İsa’nın muhteşem ışığında sahip olduğumuz sarsılmaz umuda bakmalarına yardımcı olduğumuzda ne büyük bir huzur buluruz.
Bu makale orijinal olarak Ligonier Hizmetleri blogunda yayınlanmıştır.
açar ve ikizlerin doğumuyla sonuçlanır. Bu doğumda, Perez’in Zerah’ın önüne geçmesiyle primogeniture (en büyük oğlun miras hakkı) ilkesi bir kez daha tersine döner. Daha sonra Yakup Yahuda’yı kutsayacak ve krallığın onun soyundan gelenlerle ilişkilendirileceğini söyleyecektir (Yar. 49:8-12). Bu kutsama yüzyıllar sonra Samuel’in zamanında görülmektedir (bkz. Mez. 78:67-72).


