Nasıl Tanrı’ya Yaraşır Bir Baba Olabilirim?
23/12/2025
Westminster İlahiyatçıları Kimdi?
01/01/2026
Nasıl Tanrı’ya Yaraşır Bir Baba Olabilirim?
23/12/2025
Westminster İlahiyatçıları Kimdi?
01/01/2026

Yaratılış 6’daki “Tanrı Oğulları” Kimlerdir?

Yirminci yüzyılda, Alman Kutsal Kitap uzmanı Rudolf Bultmann, Kutsal Yazılar’a yönelik sert bir eleştiride bulunarak, Kutsal Kitap’ın mitolojik göndermelerle dolu olduğunu ve günümüze anlamlı bir şekilde uygulanabilmesi için bunların kaldırılması gerektiğini savunmuştur. Bultmann’ın asıl kaygısı, Yeni Antlaşma anlatılarıydı; özellikle de mucize kayıtlarını içeren ve bunların imkânsız olduğunu düşündüğü anlatılardı. Ancak bazı uzmanlar Eski Antlaşma’da da mitolojik unsurların bulunduğunu ileri sürmüşlerdir. Bu argümanın önde gelen örneği, genellikle bazı kişilerin tanrı ve tanrıçaların zaman zaman insanlarla birleştiğine (çiftleştiğine) dair antik Yunan ve Roma efsanelerine paralel olduğuna inandığı bir anlatıdır.

Yaratılış 6’da şu anlatımı okuyoruz: “Yeryüzünde insanlar çoğalmaya başladı, kızlar doğdu. Tanrı oğulları insan kızlarının güzelliğini görünce beğendikleriyle evlendiler… Tanrı oğullarının insan kızlarıyla evlenip çocuk sahibi oldukları günlerde ve daha sonra yeryüzünde Nefiller vardı. Bunlar eski çağ kahramanları, ünlü kişilerdi.” (Yar. 6:1–4).

Bu anlatı aslında Tanrı’nın, Nuh’un ailesi hariç, tüm insanları yeryüzünden yok etmek için gönderdiği tufanın öyküsünün bir önsözüdür. Elbette tufan anlatısının kendisi çoğu zaman mitolojik olarak kabul edilir, ancak “Tanrı oğulları” ile “insan kızları” arasındaki evlilikleri okuduğumuz bu hazırlık bölümü apaçık bir efsane olarak görülür.

Yaratılış 6’nın bu yorumunda “Tanrı oğulları” ifadesinin melekler gibi ilahi varlıkları ifade ettiği varsayılmaktadır. Peki, bazı Kutsal Kitap yorumcuları neden bu varsayımı yapmaktadır? Basitçe cevap vermek gerekirse, Kutsal Yazılar bazen meleklerden Tanrı oğulları olarak bahseder ve Yaratılış 6’daki göndermenin de aynı şeyi ifade ettiği varsayılır. Elbette bu çıkarılabilecek olası bir sonuçtur, ancak yapılabilecek tek çıkarım bu mudur? Benim buna cevabım ‘hayır’dır; bu metnin melekler ile insanlar arasındaki cinsel ilişki fikrini öğrettiğine inanmıyorum.

Bu zor metni anlayabilmek için, “Tanrı oğulları” ifadesinin daha geniş bir uygulama alanına bakmamız gerekiyor. Öncelikle bu ifade, İsa’nın kendisi için kullanılır; O, Tanrı’nın Oğlu’dur. Belirtildiği gibi, bazen meleklerden bahsetmek için de kullanılır (Eyü. 1:6; 2:1; Mez. 29:1). Ayrıca, bazen Mesih’in takipçilerinden bahsetmek için de kullanılır (Mat. 5:9; Rom. 8:14; Gal. 3:26). Dolayısıyla Kutsal Yazılar’daki ilahi oğulluk kavramı her zaman biyolojik veya ontolojik bir ilişkiye (varlık ilişkisine) bağlı değildir. Bilakis, esas olarak bir itaat ilişkisini ortaya koymak için kullanılır. Bu, Yaratılış 6’nın, yaşamlarında Tanrı’ya itaat etme örüntüsü gösterenlerle, yönelimleri itibariyle putperest olanların evliliklerinden bahsediyor olabileceği anlamına gelir. Başka bir deyişle, bu metin büyük ihtimalle imanlılar ile imanlı olmayanlar arasındaki evlilikleri anlatmaktadır.

Yaratılış 6’nın doğrudan bağlamı bu sonucu desteklemektedir. Yaratılış 3’teki düşüşün anlatımını takiben, Kutsal Kitap, Kayin ve Şit’in soyundan gelen iki ailenin soy hatlarını aktarır. Kayin’in soyu, Yaratılış 4’te anlatılır ve bu soy, ilk çok eşli olan (Yar. 4:19) ve kılıcın ölümcül ve intikamcı kullanımından zevk alan (Yar. 4:23-24) Lemek ile taçlanan artan kötülüğü gösterir. Buna karşılık, Yaratılış 5’te aktarılan Şit’in soyu doğruluğu gösterir. Bu soy, “Tanrı yolunda yürüdü, sonra ortadan kayboldu; çünkü Tanrı onu yanına almıştı” (Yar. 5:24) diye bahsedilen Hanok’u da kapsar. Şit’in soyundan Nuh doğdu; “Nuh doğru bir insandı. Çağdaşları arasında kusursuz biriydi” (Yar. 6:9). Böylece iki soy görüyoruz; biri Tanrı’ya itaat ediyor, diğeri de bilerek O’na isyan ediyor.

Bu nedenle birçok İbranice uzmanı, Yaratılış 6’nın meleklerle insan kadınlarının evliliğini değil, Kayin ve Şit’in soyundan gelenlerin evliliğini anlattığına inanmaktadır. Biri dindar, diğeri kötü olan iki soy hattı bir araya gelir ve aniden herkes kötülüğün peşinde koşmaya başlar, öyle ki “insanın yaptığı kötülük çok, aklı fikri hep kötülükte”dir (Yar. 6:5). Bu bölümün anlamını kavramak için meleklerin yeryüzünü işgal ettiğini varsaymamıza gerek yok.

Yaratılış 6’nın yorumlamaya dair zorluklarını çözmek, Kutsal Yazılar’dan zorunlu olarak çıkarım gerektirmeyen sonuçlar çıkarmada çok dikkatli olmamız gerektiğini bize hatırlatır. “Tanrı oğulları” ve “insan kızları” gibi tanımlayıcı terimler bize göksel varlıklar ile yeryüzündeki varlıklar arasında bir etkileşim olduğu varsayımında bulunma hakkı vermez. Bu gibi zor bir metne baktığımızda, kullanılan dilin Kutsal Yazılar’ın daha geniş bağlamında nasıl kullanıldığını görmek için çok dikkatli olmalıyız. Kutsal Yazılar’ın Kutsal Yazılar tarafından yorumlanması gerektiği çok önemli bir ilkedir.

Bu makale orijinal olarak Ligonier Hizmetleri blogunda yayınlanmıştır.

açar ve ikizlerin doğumuyla sonuçlanır. Bu doğumda, Perez’in Zerah’ın önüne geçmesiyle primogeniture (en büyük oğlun miras hakkı) ilkesi bir kez daha tersine döner. Daha sonra Yakup Yahuda’yı kutsayacak ve krallığın onun soyundan gelenlerle ilişkilendirileceğini söyleyecektir (Yar. 49:8-12). Bu kutsama yüzyıllar sonra Samuel’in zamanında görülmektedir (bkz. Mez. 78:67-72).

R.C. Sproul
R.C. Sproul
Dr. R.C. Sproul Ligonier Hizmetlerinin kurucusu, Sanford, Florida'daki Saint Andrew's Şapeli'nin ilk vaizi ve eğitim hizmetkârı olup, aynı zamanda Reformation Bible College'ın ilk başkanı ve Tabletalk dergisinin genel yayın yönetmeniydi. Renewing Your Mind adlı radyo programı hâlen dünya çapında yüzlerce radyo istasyonunda her gün yayınlanmakta ve internet üzerinden de dinlenebilmektedir. Dr. Sproul, aralarında Türkçeye de tercüme edilmiş olan Tanrı'nın Kutsallığı, Tanrı'nın Seçimi ve Everyone's a Theologian'ın da bulunduğu yüzden fazla kitap yazmıştır. Kutsal Yazılar’ın yanılmazlığını ve Tanrı'nın halkının O'nun Sözü üzerinde imanla durması gerektiğini açıkça savunmasıyla dünya çapında tanınmıştır.