
Neden Kiliseye Gitmeliyim?
18/12/2025
Yaratılış 6’daki “Tanrı Oğulları” Kimlerdir?
30/12/2025Nasıl Tanrı’ya Yaraşır Bir Baba Olabilirim?
Kutsal Yazılar, Elçi Pavlus’un “Ey babalar, siz de çocuklarınızın öfkesini uyandırmayın. Onları Rab’bin terbiye ve öğüdüyle büyütün” (Ef. 6:4) şeklindeki ikili talimatının da gösterdiği gibi, babalar olarak ne yapmamız ve ne yapmamamız gerektiğine dair ilahi talimatlarla doludur. Kutsal Yazılar, talimatların yanı sıra babalıkla ilgili pek çok olumlu ve olumsuz örnek de sunar. Olumsuz örnekler bilhassa dokunaklı görünmektedir; özellikle de çocukları babalarının yolundan gitmeyen ya da büyük hatalar yapan birçok Tanrı sayar adamı okuduğumuzda. Örneklerin çokluğu, babaların dikkat etmesi gereken bir model olduğunu gösteriyor gibi görünmektedir. Bir çocuktaki yaygın ve tehlikeli bir günah, belki de baba tarafından ele alınmış olsaydı, bu şekilde sonuçlanmayabilirdi.
Bu Eski Antlaşma öyküleri Tanrı tarafından sadece ebeveynliğe yönelik bir talimattan daha fazlası için verilmiştir, ama aynı zamanda bunu da içermektedir. Bu nedenle, çocuklarımızı (ve kendimizi) Tanrı’ya yaraşırlığa en iyi şekilde nasıl yönlendirebileceğimizi öğrenmek için bize hem uyarılar hem de fırsatlar sunarlar. Hayır, çocuklarımızın kurtarıcısı olamayız. Ancak Tanrı’nın lütfuyla, babaları olarak bizler onları önceden önlemler alarak İsa Mesih’e yönlendirebiliriz; O bizi sadece işlenen günahlardan değil, aynı zamanda önlenebilecek daha büyük günahlardan ve sonuçlardan da kurtarır. Şimdi Yaratılış kitabından birkaç öyküye bakalım.
Adem: Kayin’in Öfkesi
Yaratılış 3’te Adem ve Havva’nın işlediği günahın ilk aile üzerindeki etkisini göstermesi uzun sürmez. Oğulları Kayin ve Habil daha yeni tanıtılmışken, aile içi bir çatışma yaşanmaya başlar. Kayin, Tanrı’nın kendi sunusu yerine kardeşinin sunusunu kabul etmesine kızmıştı. Tanrı Kayin’le doğrudan yüzleşse de (Yar. 4:6), bu onu kardeşi Habil’i öldürerek açığa çıkan öfkesinden vazgeçirmeye yetmez. Kayin hayatının geri kalanında bir kaçak ve aylak olarak yaşadı. Kayin’de böyle bir öfke ve kızgınlık belirtisi var mıydı? Adem araya girdi mi, yoksa Havva yılan tarafından kandırıldığında olduğu gibi kayıtsız mı kaldı?
İshak: Esav’ın Düşüncesizliği ve Yakup’un Aldatıcılığı
Kutsal Yazılar bize kıllı Esav’ın “kırları seven usta bir avcı” olduğunu söyler (Yar. 25:27), ancak Esav öldürdüğü hayvanlar kadar düşüncesiz görünmektedir. Avlanmaktan dolayı yorgun ve bitkin düştüğü için ilk oğulluk hakkını bir tencere çorba karşılığında kardeşine satması bilge bir karar değildi (Yar. 25:30-34). Şartları kabul etmeden önce kararının hiç sonuçlarını düşünmedi mi? Yıllar sonra Esav, babası İshak’ın kendisini “Kenanlı kızlarla evlenme” diye tembihlemesine rağmen yabancı bir eş aldı (Yar. 28:6). Belki de babasına duyduğu kin ve kardeşinin ellerinde yaşadığı aldatılma acısı nedeniyle bunu yaptı, ancak yabancı bir kadınla evlenip Tanrı’nın antlaşma halkının dışında yaşamaktan doğan sonuçlarla yaşamak zorunda kaldı. Eğer babası İshak, Esav’ı yanlış kararlarının sonuçlarını erkenden fark etmesi için yol gösterseydi, daha sonraki sonuçlar aynı olur muydu?
Yakup’un yaşlanan ve görme engelli babasını kandırmak için keçi kılına bürünmesi ve kardeşinin giysilerini giymesinin öyküsü iyi bilinir. Ama Yakup ilk oğulluk hakkını kardeşinden zorla aldığı zaman, Yakup’un aldatmacasının işaretleri önceden yok muydu? Ailesi tarafından kendisine verilen “topuk tutar” ve “hileci” gibi ikili anlamları olan isme uygun yaşamıyor muydu? İkiz kardeşi Esav kandırıldığını anlayınca şöyle haykırdı: “Ona boşuna mı Yakup diyorlar? … İki kezdir beni aldatıyor. Önce ilk oğulluk hakkımı aldı. Şimdi de benim yerime o kutsandı” (Yar. 27:36). Hikâyedeki en büyük ironi, İshak’ın Avimelek’i kandırdığı ve ona yalan söylediği gibi kandırılmış ve ona yalan söylenmiş olmasıdır (Yar. 26:7). İshak kendi aldatmacasıyla yüzleşseydi, oğluna bu konuda ne öğretebilirdi?
Yakup: Dina’nın Hoşnutsuzluğu ve Yusuf’un Gururu
Kutsal Yazılar’da Yakup’un adı geçen tek kızı Dina’dır. Yaratılış, onun “memleketin kızlarını görmek için çıktı[ğını]” söyler (Yar. 34:1 – Kitab-ı Mukaddes Çevirisi). Gittiği yer putperest ve yabancı bir kent olan Şekem’dir. Onu diğer şehirdeki kadınlardan bir şeyler bulmak için kendi evini terk etmeye iten neydi? Şekem’de, kendisinden yararlanan bir adam tarafından korkunç bir şekilde tecavüze uğradığında, ülkenin gerçek kötülüğünü keşfetti. Yakup kendi hayatıyla o kadar meşguldü ki, kızının onu uzaklaştıran ve bu kötü muameleyi deneyimlemesiyle sonuçlanan başıboşluğunu gözden mi kaçırdı?
Genç Yusuf iki rüya görür: kendisinin yüceltildiğini ve kardeşlerinin kendisinin önünde eğildiğini gördüğü rüyalar. Bu rüyalar kardeşlerinin ona karşı öfkesini körükledi. Bu rüyaları nereden biliyorlardı? Sadece Yusuf onlara söylediği için biliyorlardı. Bu bir gençlik toyluğu muydu, yoksa Yakup’un Yusuf’u kayırmasının (Yar. 37:3) teşvik ettiği gururlu bir yürekten mi kaynaklanıyordu? Yakup böyle bir kayırmacılığın sonuçlarını ebeveynleri ve kardeşiyle yaşadığı deneyimlerden öğrenmemiş miydi?
Babalara Bir Çağrı
Zamanımız elverseydi çalışmamızı Manoah ve Şimşon’a, Eli ve oğullarına, Samuel ve oğullarına ya da Davut ve Avşalom’a kadar genişletebilirdik. Amacım babaları yargılamak ya da sadece varsayımsal bir “Ya Olsaydı” oyunu oynamak değil. Tanrı bu babaların ve çocukların günahkâr durumlarını kendi kurtarış planı için kullanmıştır; bu da O’nun lütfunun gerçekten de tüm günahlarımızdan daha büyük olduğunu göstermektedir.
Tanrı’nın tüm bu eylemler üzerinde egemen olması, ne bu bireylerin yaşadığı acı ve sonuçlarını ne de aileler olarak bizim katlandığımız günahın sefil sonuçlarını azaltmaz. Kapsamlı bir liste olmamakla birlikte, bahsedilen tüm günahlar sadece geçmişin günahları değildir, aynı zamanda bu günahlar kendi çocuklarımızda (ve çoğu zaman babalar olarak bizlerde de) her zaman mevcuttur. Çocuklarımızda benzer günahkâr eğilimler gördüğümüzde, babalar çocuklarının başına kötü bir şey gelmemesini umarak boş boş oturmamalıdır. Yukarıda anlatılanlar bunun pek olası olmadığını göstermektedir. Bunun yerine, çocuklarımızın yüreklerini ve zihinlerini hakikatle meşgul etmeli ve günah işlediklerinde onları bağışlama ve tövbe yoluyla doğru yola sevgiyle geri getirmeliyiz. Babalar olarak bizler, iman yolculuğunda çocuklarımız için çoban ve rehber olmaya çağrıldık. Çocuklarımız için Yeşaya’nın bahsettiği ses gibi olalım: “Sağa ya da sola sapacağınız zaman, arkanızdan, ‘Yol budur, bu yoldan gidin’ diyen sesini duyacaksınız” (Yşa. 30:21).
Bununla birlikte, Kutsal Kitap’taki tüm baba-oğul ilişkisi örnekleriyle birlikte, düşmemiş, sendelememiş ve asla başarısız olmayacak tek mükemmel Baba-Oğul ilişkisi örneğini gözden kaçırmayalım. Babalıkta yapılması ve yapılmaması gerekenlerinin ötesinde, ölüme kadar Babası’na mükemmel bir şekilde itaat eden Mesih’te gerçekleşen -başarılan ve tamamlanan- şeyde her zaman dinlenelim. Tanrı’ya yaraşırlıkta büyürken ve ailelerimizin de aynı şeyi yapmasını arzularken, bu Baba-Oğul ilişkisinden babalar olarak bizler için tüm lütuf, merhamet ve güç gelir.
Bu makale “Hristiyan Öğrenciliğinin Temelleri” serisinin bir parçasıdır. Orijinal olarak Ligonier Hizmetleri blogunda yayınlanmıştır.
açar ve ikizlerin doğumuyla sonuçlanır. Bu doğumda, Perez’in Zerah’ın önüne geçmesiyle primogeniture (en büyük oğlun miras hakkı) ilkesi bir kez daha tersine döner. Daha sonra Yakup Yahuda’yı kutsayacak ve krallığın onun soyundan gelenlerle ilişkilendirileceğini söyleyecektir (Yar. 49:8-12). Bu kutsama yüzyıllar sonra Samuel’in zamanında görülmektedir (bkz. Mez. 78:67-72).


