
İsa Nasıl Gerçek Asmadır?
31/07/2025
Hristiyanların Kederlenmesi Uygun mudur?
14/08/2025İsa Nasıl Dünyanın Işığıdır?
Birkaç hafta önce evimizin yanındaki küçük ormanlık alanda odun keserken ağaçların güneşe nasıl uzandığını fark ettim: merkezde ağaçlar uzuyor, kenarlarda ise uzun dallar hayat veren güce doğru uzanıyor. Sonra Yeşaya’nın Mesih’in vaazının etkilerini önceden bildirdiğini hatırladım:
Egemen RAB’bin Ruhu üzerimdedir.
Çünkü O beni yoksullara müjde iletmek için meshetti…
Öyle ki, RAB’bin görkemini yansıtmak için,
Onlara “RAB’bin diktiği doğruluk ağaçları” densin (Yşa. 61:1, 3)
Tanrı, “Işık olsun” diye buyurdu ve ışık ortaya çıktı; ne saf enerji ne de madde olan ve bizim için hâlâ gizemini koruyan bir madde (Yar. 1:4). Tanrı ayrıca ışık taşıyıcıları da yaratmıştır: “Büyüğü gündüze, küçüğü geceye egemen olacak iki büyük ışığı ve yıldızları” (Yar. 1:16). Büyük ışık olan güneş, dünyayı şaşırtıcı bir güçle yıkayan, şaşırtıcı boyutlarda ve enerjide bir nükleer füzyon reaktörüdür. Kendimizi karanlık bir gecede el yordamıyla ilerlerken bulana ya da karanlık kış günlerinin bahar yaşamına ve uzun yaz görkemine dönüşmesini tekrar özleyene kadar bunu kolayca unuturuz; daha az görkemli ya da hiç görkemli olmayan şeylerle meşgul ve dikkatimiz dağınıktır. Işık hayattır.
Ancak ışık aynı zamanda kurtuluşu da resmetmek için yaratılmıştır. Ateş sütunu İsrail için kurtuluştu, ama Mısır karanlıkta yaşıyordu (Çık. 14:20). Rab’bin İsrail oymaklarını kutsamasıyla açıklanan bir sahne olarak, kandillik on iki somunun üzerinde parlıyordu: “RAB aydın yüzünü size göstersin” (Say. 6:24-27). Mezmur yazarı şöyle haykırmıştır: “RAB benim ışığım, kurtuluşumdur” (Mez. 27:1). Bunun tam tersi olarak, bu dünya insanın günahkârlığı yüzünden karanlıktır. İtaatsizlik, doğal insanın “öğle vakti körlerin karanlıkta el yordamıyla yürü[mesi]” anlamına gelir (Yas. 28:29). Ancak kurtuluş yolu, adımlarımız için çıra ve yolumuz için ışık olan Tanrı Sözü’yle aydınlanır (Mez. 119:105).
Karanlıktan ışığa geçiş kurtuluştur ve bu nedenle İsa “Ben dünyanın ışığıyım” dediğinde, hem parlak görkem hem de kurtaran güç konusunda güçlü bir iddiada bulunmuştur (Yu. 8:12).
Bu metinde İsa tanrılığını ortaya koymuştur. O, güneşin, ayın ve yıldızların Yaratıcısı olan, kendi kendine var olan ebedi “Ben, Ben’im”dir (Çık. 3:14). O, ışığın görkeminin yaratıcısı ve örneğidir. O ışık olan Rab’dir; Yuhanna’nın yazdığı gibi, “Tanrı ışıktır, O’nda hiç karanlık yoktur” (1.Yu. 1:5). O, ışıkta ve ulaşılamaz yücelikte yaşayan Baba’dan parlayan ilahi yaşamın aracısıdır (temsilcisidir). Yuhanna 1:4-5 İsa hakkında şöyle der: “Yaşam O’ndaydı ve yaşam insanların ışığıydı. Işık karanlıkta parlar. Karanlık onu alt edemedi.” Bu ifadeler ancak önce doğal ışığın (özellikle güneşin) görkemini düşündüğümüzde ve sonra yüreklerimizi Baba, Oğul ve Kutsal Ruh’un yüceliğine kaldırdığımızda anlaşılabilir. En parlak yıldız -hatta tüm yıldızlar- Tanrımız’ın görkeminin sonsuz ağırlığının yalnızca en küçük göstergesidir.
Ama İsa aynı zamanda kendi kurtaran işinden de söz ediyordu. Günahın karanlığıyla dolu bir dünyada ruhsal yaşamın tek kaynağı O’dur. Malaki, Mesih’in “ışınlarıyla şifa getiren doğruluk güneşi” (Mal. 4:2) olarak geleceğini öngörmüştür. İsa’nın görünümü değişmiş yüzü, güneş gibi parlıyordu (Mat. 17:2). Pavlus, İsa Mesih’in görkemiyle ilgili görümünün güneşten daha parlak olduğunu düşünüyordu (Elç. 26:13). Yuhanna, Mesih’in görkemini “bütün gücüyle parlayan güneş” olarak gördü (Vah. 1:16-20). Hristiyan olduk “çünkü ‘Işık karanlıktan parlayacak’ diyen Tanrı, İsa Mesih’in yüzünde parlayan kendi yüceliğini tanımamızdan doğan ışığı bize vermek için yüreklerimizi aydınlattı” (2.Ko. 4:6). Büyük Işık -Oğul- alev alev yanan kutsallığıyla günahkârlığımızı ortaya çıkarır ve ardından arındıran ve yaşam veren gücünü yüreklerimizin en derin girintilerine kadar parlatır. İsa çarmıhta parladı, boş mezarda daha da parladı ve yüceltilmiş görkemde tekrar daha da parladı. Onun dönüşü dünyayı aydınlatan tek bir şimşek gibi olacaktır. Tüm bu ışık dünyaya Müjde’de sunulmuştur ve İsa Mesih’e basit bir imanla alınır.
İsa’ya iman ettiğimizde kalıcı bir değişim gerçekleşir: “Benim ardımdan gelen, asla karanlıkta yürümez, yaşam ışığına sahip olur” (Yu. 8:12). Pavlus’un dediği gibi, “Bir zamanlar karanlıktınız, ama şimdi Rab’de ışıksınız” ve karanlık bir dünyada ışık olarak yaşıyoruz (Ef. 5:8). Mesih’le bir oluşumuz sayesinde, gittiğimiz her yerde O’nun ışığı parlar. Bu bizi teselli etmelidir, özellikle de kendimizi dünyanın karşısında bulduğumuzda. Bu aynı zamanda bizi, insanların iyi işlerimizi görmesi, göklerdeki Babamız’ı yüceltmesi ve Işık’a gelmesi için dua etmeye teşvik etmelidir.
Dahası, Yuhanna, Mesih’in yaşamının insanların ışığı olduğunu söyler (Yu. 1:4). Sadece Işık’a gelip yolumuza devam etmeyiz. Aksine, üzerimizde daha fazla parlaması için cennetin görkemine uzanırız. Güneşin alev alev doğuşunun ötesindeki bir görkemi, onu ayakta tutan Kişi’nin yüzünde gördük ve şimdi açlığımız Tanrı’nın muhteşem, sınırsız görkemine yöneliktir. Ve küçük güneşimiz karanlığa ve ay kana dönüştüğünde, bu, Üçlübirlik Tanrısı’nın sınırsız görkemindeki yaşamın eşiğinde olduğumuzun işareti olacaktır. Meşe yapraklarımız, Tanrı’nın yüceliği aydınlattığı için güneşe ya da aya ihtiyacı olmayan bir şehrin ortasındaki tahttan sürekli akan yaşam ışığını almak için dönecektir (Vah. 21:23). Rab bizim ışığımız olacak ve sonsuza dek hüküm sürecektir.
Tüm bunlar İsa’nın “Ben dünyanın ışığıyım” (Yu. 8:12) derken kastettiği şeydir.
Bu makale Bu makale İsa’nın “Ben(‘im)” Sözleri serisinin bir parçasıdır.
Orijinal olarak Ligonier Hizmetleri blogunda yayınlanmıştır.
açar ve ikizlerin doğumuyla sonuçlanır. Bu doğumda, Perez’in Zerah’ın önüne geçmesiyle primogeniture (en büyük oğlun miras hakkı) ilkesi bir kez daha tersine döner. Daha sonra Yakup Yahuda’yı kutsayacak ve krallığın onun soyundan gelenlerle ilişkilendirileceğini söyleyecektir (Yar. 49:8-12). Bu kutsama yüzyıllar sonra Samuel’in zamanında görülmektedir (bkz. Mez. 78:67-72).


