
İnsan Doğası Temelde İyi midir Yoksa Tamamen Günahlı mıdır?
18/06/2026Tanrı’nın Gazabı Nedir?
Tanrı’nın gazabı, kutsal ve adil Tanrımız’ın günaha ve Mesih’in kefaretiyle örtülmemiş günahkârlara karşı verdiği karşılıktır. Pek çok insan Tanrı’yı gazap dolu olarak düşünmekten hoşlanmasa da Kutsal Yazılar, Rab’bin kötülüğe karşı gazabını sık sık dile getirir. Hem Eski Antlaşma hem de Yeni Antlaşma, Tanrı’nın haksızlığa karşı gazabını icra ettiğini bolca tanıklık eder (bkz. Yas. 9:8; 2.Kr. 23:26; Mez. 21:9; 90:11; Yşa. 13:9; Mik. 5:15; Sef. 1:18; Yu. 3:36; Rom. 1:18; Ef. 5:6; Vah. 16:1).
İlahi Gazap ve Tanrı’nın Nitelikleri (Sıfatları)
Tanrı haksızlık üzerine gazabını icra eder, çünkü O’nun kimliği bunu gerektirir. Kutsal Yazılar Tanrı’nın doğru ve adil olduğunu bildirir (Yas. 32:4; Dan. 9:14; Rom. 1:17; Vah. 15:3). Eğer Tanrı, kötülüğü ve kötülük yapanları cezalandırmasaydı doğru ve adil olamazdı; bu nedenle günah üzerine gazabını dökmesi, O’nun doğru karakteriyle tamamen uyumludur. Günahkârlar işledikleri suçların bedelini ödemek zorundadır ve Tanrı, adil gazabını icra etmeden suçluyu aklayamaz; aksi takdirde kendisi adaletsiz (haksız) olurdu (Çık. 34:6–9). Tanrı sevgidir (1.Yu. 4:7–8) ve O’nun sevdiği şeylerden biri doğruluktur (Mez. 33:5). Tanrı mükemmel olduğuna göre doğruluğa olan sevgisi de mükemmel olmak zorundadır; dolayısıyla “kötü kişinin yolundan” nefret etmesi gerekir (Özd. 15:9; ayrıca bkz. Yas. 32:4).
Rab günah olmadan gazap gösteremez ve günah da günah işleyen yaratıklar olmadan var olamaz. Bu nedenle ilahi gazap, yaratılış ve yaratılışın günaha düşüşü olmadan açığa çıkamaz. Bu sebeple birçok teolog gazabı mutlak ilahi nitelik değil, göreli ilahi nitelik olarak sınıflandırmıştır. Mutlak bir ilahi nitelik, Rab hiçbir şey yaratmamış olsaydı bile Tanrı’nın yine de belirgin ya da icra edilecek olan bir niteliği olurdu. Mutlak ilahi niteliklere ezelîlik ve her şeyi bilme gibi nitelikler dâhildir. Tanrı evreni yaratmış olsun ya da olmasın, yine de ezelî ve her şeyi bilen olurdu.
Göreli ilahi nitelikler ise Tanrı’nın ilişki kuracağı kendisi dışında bir şey olmadıkça ortaya çıkmaz. Yukarıda belirtildiği gibi gazap göreli bir ilahi niteliktir; çünkü günahkârlar olmasaydı ilahi gazabın tezahürü de olmazdı. Ancak gazap (ya da diğer herhangi bir göreli ilahi nitelik) Tanrı’nın yaratılış sayesinde sonradan kazandığı bir şey değildir. Tanrı günaha gazapla karşılık verir, çünkü özü itibarıyla iyi ve doğrudur. İlahi gazap, Tanrı’nın kendisinin değişmesinden dolayı değil, yaratığın değişip günahkâr hâline gelmesinden dolayı ortaya çıkar. Günahkârlar, özü itibarıyla doğru olan Tanrı’nın huzuruna geldiklerinde gazabı tecrübe ederler; bu, Rab’bin düşüş sonucunda yeni bir nitelik edinmesinden kaynaklanmaz. Sonuçta, Tanrı değişemez (Mal. 3:6).
Tanrı’nın Gazabının İcrası
Kutsal Yazılar, Tanrı’nın gazabının korkunç olduğunu açıkça bildirir. Kutsal Kitap sık sık Tanrı’nın gazabının yakıcı alevinden söz eder (Çık. 32:11; Ağı. 4:11) ve hatta günahlarından Mesih’e dönmeyen günahkârlar üzerindeki Tanrı’nın sonsuz gazabının bulunduğu yeri “ateş gölü” olarak tasvir eder (Vah. 20:10). İsa, Yeşaya 66:24’e atıfta bulunarak cehennemde “oradakileri kemiren kurt ölmez” der (Mar. 9:42–49). Kurtarıcımız bu benzetmeyle Tanrı’nın yargısını günahkârın hiç sona ermeyen, yıkıcı bir tüketilişi olarak tasvir eder. Peygamberler ve elçiler, “Rab’bin günü”nde gerçekleşecek büyük yıkım ve felaketten söz ederler; bu ifade, Tanrı’nın yargısını tarihin belirli anlarında dökmesini de, zamanın sonunda gerçekleşecek nihai yargısını da ifade edebilir (Yşa. 13:6; Hez. 30:3; Yoe. 1:15; 2.Pe. 3:10).
Yukarıdaki tasvirler nedeniyle birçok kişi muhtemelen Tanrı’nın gazabını yalnızca görkemli ve ateşli yargı gösterilerinden ibaret sanır. Ancak önemli olan şudur ki, bu tür yargı gösterileri aslında çok daha önce dökülmeye başlamış olan gazabın doruk noktasıdır. Romalılar 1:18–32 gibi metinler Tanrı’nın gazabını çoğu zaman bir anda değil, zaman içinde icra ettiğini gösterir. Pavlus’un söylediğine göre, Tanrı’nın gazabı, insanları kendi günahlarına teslim etmesinden ve onların günah içinde giderek daha fazla boğulmalarına izin vermesinden oluşur. Tanrı çoğu zaman tövbe etmeyen günahkârların arzuladıkları günahı işlemelerine izin verir; onları ateşli bir yargıyla ezmeden çok önce bunu yapar. Tanrı, gazabında, tövbe etmeyenleri kendi günahlarına teslim eder.
Tanrı’nın Gazabı Altında Olanlar İçin Umut
Günahkârlar üzerine gelecek son bir gazap günü vardır. Şükür ki Tanrı aynı zamanda merhametlidir ve bizi gelecek gazaptan kurtarmak için İsa Mesih’i sağlamıştır (1.Se. 1:10). İsa Mesih, adil Tanrımız’ın günaha karşı olan cezasını taşımak için beden almış olan Tanrı’nın Oğlu’dur. Tanrı, İsa Mesih’te gazabını döker ve onu kendi üzerine alır. Böylece hem adil olduğunu gösterir, çünkü günah Mesih’te cezalandırılmıştır; hem de merhametinin doluluğunu gösterir, çünkü Mesih’in kefareti sayesinde artık günahlarından dönüp İsa’ya iman eden günahkârlara karşı lütufkâr ve hoşnut olabilir (Rom. 3:21–31). Rab sarsılmaz sevgi ve merhamet göstermekten hoşnut olur (Mik. 7:18) ve kurtuluş için yalnızca İsa’ya güvenen herkes Tanrı’nın sonsuz gazabından tamamen kurtarılacaktır (İbr. 7:25).
Bu makale orijinal olarak Ligonier Hizmetleri blogunda yayınlanmıştır.
açar ve ikizlerin doğumuyla sonuçlanır. Bu doğumda, Perez’in Zerah’ın önüne geçmesiyle primogeniture (en büyük oğlun miras hakkı) ilkesi bir kez daha tersine döner. Daha sonra Yakup Yahuda’yı kutsayacak ve krallığın onun soyundan gelenlerle ilişkilendirileceğini söyleyecektir (Yar. 49:8-12). Bu kutsama yüzyıllar sonra Samuel’in zamanında görülmektedir (bkz. Mez. 78:67-72).


