Yürek Üzerine Bir Kateşizm

02/04/2026

Günahla Savaşma Hakkında Bilmeniz Gereken 5 Şey

30/04/2026

Yürek Üzerine Bir Kateşizm

02/04/2026

Günahla Savaşma Hakkında Bilmeniz Gereken 5 Şey

30/04/2026

İyi Cuma Neden “İyi” Olarak Adlandırılır?

İsa’nın çektiği acıları ve ölümünü anan İyi Cuma, Hristiyan kilisesinde uzun zamandır kutlanmaktadır. Kilisenin bu günü neden “İyi Cuma” olarak adlandırmaya başladığına dair tarihsel kayıtlar net değildir; zira bu ifade Kutsal Yazılar’da geçmez. Bazıları, başlangıçta bu günün “Tanrı’nın Cuması” (God’s Friday) olarak adlandırıldığını ve zamanla “İyi Cuma”ya (Good Friday) dönüştüğünü ileri sürmüştür; ancak dilbilimcilerin çoğu bu teoriyi savunulamaz bulur. Terimin “iyi” kelimesinin eski bir anlamı olan “kutsal” anlamından, yani “Kutsal Cuma”dan türemiş olması daha olasıdır.

Bu terimin tarihsel olarak nasıl ortaya çıktığından bağımsız olarak, şu gerçek ortadadır: Hristiyanlar İyi Cuma’yı, kelimenin bugün anlaşılan anlamıyla da iyi olarak görürler; ki bu, bazı insanlara şaşırtıcı gelebilir. Hristiyanlar neden, önderlerinin yozlaşmış dinî önderlerin elinde korkunç bir adaletsizliğe maruz kaldığı ve Romalılar tarafından utanç verici bir işkence aleti üzerinde öldürüldüğü bir günü “iyi” olarak adlandırsınlar ki?

İlk bakışta bu günde iyi olan hiçbir şey yokmuş gibi görünür. Nitekim İsa’nın takipçileri, o cuma ve cumartesi günlerinde O’nun ölümüne yas tutarken bunu iyi olarak görmemişlerdi. Mesihsel bir krallıkta önemli roller üstleneceklerine inanarak geçim kaynaklarını terk etmiş olan öğrencilerin umutları ve hayalleri yerle bir olmuştu. Gerçekten de, eğer İsa’nın o karanlık gündeki ölümü hikâyenin sonu olsaydı, insanlar Hristiyanları haklı olarak acınacak kimseler olarak görürdü (1.Ko. 15:17–19).

Öyleyse Hristiyanlar neden İyi Cuma’ya “iyi” derler? Cevap şudur: Diriliş Pazarı, İyi Cuma’yı yorumlar ve dönüştürür. Kutsal Yazılar boyunca, başlangıçta “iyi olmayan” şeylerin, Tanrı’nın egemen tasarısı içinde sonradan iyi olanı gerçekleştirmek üzere kullanıldığı bir örüntü görürüz.

Örneğin, Yaratılış kitabındaki Yusuf’un öyküsünü düşünelim. Kişinin kendi kardeşleri tarafından ihanete uğraması, yabancı bir ülkeye köle olarak satılması ve nihayet işler yoluna girmeye başlamışken iftiraya uğrayıp zindana atılması ve özgürlüğüne kavuşan bir mahkûm tarafından unutulması, doğası gereği iyi değildir. Yusuf’un hikâyesinin bu bölümlerinin üzerine “iyi değil” damgası vurmak doğal olurdu. Ancak Tanrı, gizemli ama harikulade takdiriyle, bu “iyi olmayan” ham maddelerden iyiyi meydana getirir; Yusuf’u ve onun Mısır’daki yetki konumunu kullanarak yalnızca Yusuf’un ailesini değil, tüm bölgeyi kıtlıktan kurtarır. Geriye dönüp baktığında Yusuf, kardeşlerinin kendisine karşı işlediği kötülük hakkında şöyle diyebilir: “Siz bana karşı kötülük amaçladınız, ama Tanrı onu bugün olduğu gibi birçok halkın yaşamını korumak için iyilik olarak amaçladı” (Yar. 50:20, vurgular eklenmiştir).

İsa’nın çarmıha gerilmesi ve ölümüyle ilgili kötü olaylar için de durum aynıdır. Elçi Petrus’un Pentikost günündeki vaazında açıkça belirttiği gibi, İsa gerçekten de “yasa tanımaz kişilerin eliyle çarmıha çivile[n]ip öldür[ül]dü” (Elç. 2:23); “Yaşam Önderi” öldürüldü (Elç. 3:15). Masum bir adamı -üstelik beden almış Tanrı’yı- bilerek ölüme mahkûm etmek büyük bir kötülüktü. Ancak tüm bu olayların üzerinde, Tanrı çağlar boyunca önceden bildirilmiş olan bir tasarıyı egemen biçimde yürütmekteydi; bu tasarı en büyük kötülükten en büyük iyiyi meydana getirmekti. Peki Tanrı’nın, o cuma günü İsa’nın ölümü aracılığıyla gerçekleştirdiği iyi şey neydi?

Kutsal Yazılar insanlığın içinde bulunduğu çıkmazı açıkça ortaya koyar. Hepimiz günah işledik ve Tanrı’nın yüceliğinden yoksun kaldık (Rom. 3:23). Günahın kötülüğü ve çirkinliği bizi, doğruluğu ve adaleti gereği günahı yargılamak zorunda olan yüce, kusursuz ve kutsal Tanrı’dan ayırır (Rom. 2:5–6; 5:9–10; 1.Se. 1:10). Tanrı’nın sevgisinden ebedî ayrılığa doğru sürüklenirken ve bunun yerine günahlarımıza karşı yönelen O’nun adil gazabıyla yüzleşirken ne umudumuz olabilir? Tanrı’nın huzurunda durmak için gerekli doğruluğa sahip değiliz ve günahlarımızın borcunu ödeyemeyiz.

Üçlübirlik Tanrısı’nın, geçmişin sonsuzluğunda bizim kendi başımıza elde edemeyeceğimiz bir kurtuluşu bize sağlama tasarısı olmasaydı, hiçbir umut olmazdı. Üçlübirliğin ikinci kişisi olan Oğul, insan bedenini aldı ve hiçbirimizin başaramadığı kusursuz doğrulukta bir yaşam sürdü. Çarmıhta, Tanrı’nın önceden belirlenmiş tasarısına göre (Elç. 2:23), İsa yalnızca Yahudi önderlerin ve Romalı askerlerin öfkesine maruz kalmadı. Kendisine ait olan herkesin günahları için Tanrı’nın bizzat gazabıyla yüzleşti ve bu gazabı tatmin etti (ya da “yatıştırdı”) (Rom. 5:9–10; İbr. 2:17; 1.Yu. 2:2). Eski Antlaşma’daki kurban sistemi, hem kusursuz Başkâhin hem de kusursuz kurban olan İsa’ya işaret ediyordu (İbr. 9:12, 26). O’nun kusursuz yaşamı ve yerimize geçen kurban olarak ölümü, yalnızca Mesih’e iman eden herkesin günahları karşısında Tanrı’nın adil gazabını ve yargısını tatmin etti. Kusursuz doğruluğa sahip olan İsa, bizim günahlarımızın cezasını üzerine aldı; biz ise doğruluğumuzdan ötürü hak ettiğimiz ebedî ceza yerine Mesih’in kusursuz doğruluğunu aldık.

Bu nedenle İyi Cuma iyidir çünkü Mesih ölümüyle bizi Yasa’nın lanetinden kurtardı ve bizim yerimize lanet oldu; öyle ki oğullar olarak evlatlığa alınabilelim (Gal. 3:13–14; 4:5). İsa günahlarımızı çarmıh üzerinde kendi bedeninde taşıdığı için (1.Pe. 2:24), O’nun kanı aracılığıyla kurtuluşa ve suçlarımızın bağışlanmasına sahibiz (Ef. 1:7). Mesih’in değerli kanıyla fidye ile satın alındık (1.Pe. 1:18–19). Aklandık, Tanrı’nın gazabından kurtarıldık ve Tanrı’yla barıştırıldık (Rom. 5:9–10).

İsa Mesih’in üçüncü gün ölümden dirilişi, İyi Cuma günü gerçekleştirdiği her şeyi doğrular; ölümün O’nun üzerinde nihai bir hakkı (sözü) olmadığını gösterir (Elç. 2:24). Dirilişinde ölüme karşı kazandığı zafer, O’nun aklanmamızı güvence altına alma gücüne ve yetkisine sahip olduğunu ortaya koyar (Rom. 4:25). Diriliş, O’nun gerçekten Tanrı olduğunu (Rom. 1:4) ve Tanrı’nın gazabının Mesih’in kefaret eden ölümüyle gerçekten yatıştırıldığını kanıtlar. İsa, yalnızca imanla bu hükme güvenen herkesin günahları için Tanrı’nın gazabını taşıdığı için, Hristiyanlar artık Tanrı’nın gazabıyla asla yüzleşmeyecek ve Tanrı’dan asla ayrılmayacaklardır çünkü Mesih’in ölümünde ve yaşamında O’nunla birleşmişlerdir.

Kısacası, İyi Cuma iyidir çünkü bu günde en büyük takas gerçekleşmiştir: “Tanrı, günahı bilmeyen Mesih’i bizim için günah sunusu yaptı. Öyle ki, Mesih sayesinde Tanrı’nın doğruluğu olalım” (2.Ko. 5:21). O hâlde Elçi Pavlus’la birlikte şöyle diyelim: “Sözle anlatılamayan armağanı için Tanrı’ya şükürler olsun!” (2.Ko. 9:15).

Bu makale orijinal olarak Ligonier Hizmetleri blogunda yayınlanmıştır.

açar ve ikizlerin doğumuyla sonuçlanır. Bu doğumda, Perez’in Zerah’ın önüne geçmesiyle primogeniture (en büyük oğlun miras hakkı) ilkesi bir kez daha tersine döner. Daha sonra Yakup Yahuda’yı kutsayacak ve krallığın onun soyundan gelenlerle ilişkilendirileceğini söyleyecektir (Yar. 49:8-12). Bu kutsama yüzyıllar sonra Samuel’in zamanında görülmektedir (bkz. Mez. 78:67-72).

Karrie Hahn

Karrie Hahn

Karrie Hahn, Ligonier Hizmetleri'nin yardımcı editörüdür ve Kutsal Kitap danışmanlığı alanında sertifikası vardır. Women Counseling Women: Biblical Answers to Life’s Difficult Problems kitabına katkıda bulunmuştur.