Monoteizm (Tek Tanrıcılık) Nedir?

06/08/2026

Hristiyan Olgunluğu Nedir?

25/08/2026

Monoteizm (Tek Tanrıcılık) Nedir?

06/08/2026

Hristiyan Olgunluğu Nedir?

25/08/2026

Kutsallık Hakkında Bilmeniz Gereken 5 Şey

1. Tanrı’nın kutsallığı önemlidir.

“Her Şeye Egemen RAB kutsal, kutsal, kutsaldır” (Yşa. 6:3; ayrıca bkz. Vah. 4:8). Yeşaya Rab’bin tahtı önüne çıkarıldığında gökte ilan edilen sözler bunlardı. Göksel varlıklar Tanrı’nın ilahi doğası ve eşsiz paklığı karşısında hayranlık içinde dururlar. Biz de Her Şeye Gücü Yeten’le karşılaşıp O’nu olduğu gibi algıladığımızda benzer şekilde tepki veririz. En parlak ışık karşısında yozlaşmışlığımız açığa çıkar (Yşa. 6:5) ve günah üzerindeki korkunç ama kesin yargıya ikna oluruz. Bununla birlikte, hayranlık uyandırıcı biçimde ve kesin olarak, yüce bir kurtuluş da Tanrı’nın kutsallığından doğar (Yşa. 6:6–7).

Ne var ki çoğu zaman Tanrı’nın kutsallığı önemsiz görülür, neredeyse hiç ilgi uyandırmayan bir konu hâline gelir. Günah tarafından kör edildiğimizde, O’nun kutsallığı bize önemsiz gibi görünür. Buna rağmen Tanrı kutsaldır ve yaratılış, kurtuluş ve yargı dahil tüm işleri kutsallığına uygundur. Fark edilip edilmemesinden bağımsız olarak Tanrı’nın kutsallığı herkes için önemlidir; çünkü bu, Tanrı yargıyı getirdiğinde günahın bedelinin ödenmesinde ya da “Kutsal ve Adil Olan” İsa Mesih aracılığıyla O’nun kurtuluş lütfunda herkesi etkileyecektir (Elç. 3:14).

2. Kutsallık, kurtuluş için esastır.

Tanrı’yla yürümek ve O’nun yargısına hazırlanmak için kutsallığa ihtiyacımız vardır. Günahlı oluşumuz, kutsallığı kendi gücümüzle elde edemeyeceğimiz anlamına gelir. Ancak iyi haber şu ki, Tanrı kutsallığını bizimle paylaşmayı ister ve Kutsal Ruh’u aracılığıyla bunu içimizde işler (Rom. 15:16). Aynı zamanda, “Herkesle barış içinde yaşamaya, kutsal olmaya gayret edin. Kutsallığa sahip olmadan kimse Rab’bi göremeyecek” (İbr. 12:14). Bu, kutsallıkta ilerlememiz gerektiği anlamına gelir. Bunu da Tanrı sağlar; ancak bu işi içimizde yapması için Tanrı’yı etkin biçimde aramamız gerekir. O’nu hoşnut etmeyi hedeflemeliyiz; bunu istemeyi ve yapmayı sağlayan ise yalnızca Tanrı’dır (Flp. 2:12–13). Bu süreç, günahı itiraf etmeyi, ondan dönmeyi ve Tanrı’nın doğruluk yollarında yürümeyi kapsar. Babaya özgü ilgisiyle Tanrı, halkının kendisiyle kişisel bir ilişki içinde olmasını, ihtiyaç duyduğumuz her şey için O’na özgürce yaklaşabilmemizi istemiştir. O’nu sık sık hayal kırıklığına uğratsak da, başlattığı işi tamamlayacağından emin olarak cesaret bulabiliriz (Flp. 1:6).

3. Kutsallık, kurtuluşun merkezindedir.

Tanrı’nın kutsallığı, çoğu zaman gözden kaçırılsa da kurtuluşta merkezî bir yere sahiptir. Mesih’te Tanrı’nın kutsallığı hem günahımızın açığa çıkışı hem de günahtan kurtuluşumuz anlamına gelir. Tanrı Sözü, O’nun kutsallığının imanlının kurtuluşunu güvence altına aldığını sık sık bildirir (Yşa. 6:1–7; Zek. 3; Rom. 5:10).

Kutsal Yazılar, Mesih’in yaşamı, ölümü, dirilişi ve yeni doğuşa dair tanıklıklarıyla Tanrı’nın kutsallığının Hristiyan kurtuluşunun tam merkezinde olduğunu ayrıca teyit eder. Mezmur 16:10, Mesih’in yaşamı ve ölümü bağlamında O’nun kutsallığına işaret eder: “[Kutsal] kulunun çürümesine izin vermezsin.” O’nun dirilişi “kutsallık ruhu açısından” gerçekleşmiştir (Rom. 1:4). Yeniden doğuş, Tanrı’nın Kutsal Ruh’u sağlamasıyla olur (Yu. 3:5–8). Tanrı’nın kutsallığı, kurtuluşumuzun bu hayati noktalarının her birinde -hatta her aşamasında- yer alır. İsa Mesih’te bize gösterilen Tanrı lütfu sayesinde, Tanrı’nın kutsallığını kurtuluşumuz olarak düşünebiliriz.

4. Kutsallık, diğer kişilerden “daha kutsal” olmak değildir.

İngilizcede kullanılan “birinden daha kutsal olmak” ifadesi, komşusuna karşı ahlâken üstünmüş gibi davranan kişiyi tanımlamak için kullanılır. Bu kutsallık değildir; tam tersidir. İnsandaki kutsallık, İsa’nın açıkladığı gibi “yumuşak huylu ve alçakgönüllü” olan Tanrı’yı yansıtmaktır (Mat. 11:29). Kutsallıkta mükemmel olan Mesih, çarmıhta lanet kılınarak, gönüllü olarak en aşağı yeri aldı. Bizim uğrumuza günahlarımızın utancını taşıdı. O’nun öğretisini sadakatle izlemek, başkalarıyla ilişkide yüksek bir yer almak değil, aşağı bir yer almaktır (Lu. 14:10–11; 22:24–30; Yu. 13:14–17; 1.Pe. 5:6).

Kendini başkalarından “daha kutsal” görme tutumu, kendi doğruluğuna güvenmenin tipik bir göstergesidir. İsa’nın Ferisi ile vergi görevlisi hakkındaki benzetmesinde (Lu. 18:9–14), kendisini doğru gören Ferisi kendisini Tanrı’ya yakın sanıyor, ama komşusunu ahlâken aşağı görüyordu. Tanrı’ya, vergi görevlisi gibi olmadığı için şükrediyordu; oysa eve aklanmış olarak dönen, Tanrı’dan merhamet dileyen vergi görevlisi oldu. Kutsallık ahlâkî niteliklerle kendini gösterir; ancak Mesih’in örneklediği ve öğrettiği gibi, asla gururla değil, her zaman alçakgönüllülükle gösterir.

5. İlahi takdir, Hristiyanların kutsallıkta büyümesi için tasarlanmıştır.

Tanrı’nın açıklanmış isteği, çocuklarının kutsallıkta kendisine benzemesidir; bu nedenle O’nun ilahi takdiri, bize bunu sağlamak ve bu alanda büyümemizi mümkün kılmak üzere düzenlenmiştir. İlahi takdirinde bizi İsa Mesih’e iman etmeye getirir. İlahi takdirinde, kutsallığına ortak olabilelim diye günahlarımız nedeniyle bizi terbiye eder. O anda acı verse de, sonunda doğruluğun ürününü verir (İbr. 12:10–11). Kutsallık yolunu sağlamak ve öğretmek için Kutsal Ruhu’nu, Kutsal Kitabı’nı ve kutsal diye adlandırdığı kiliseyi verir. Tanrı, haftayı bile kutsallıkta büyümemiz için düzenlemiştir: “Şabat Günü’nü kutsal sayarak anımsa” (Çık. 20:8). Bu, O’nun kutsal kıldığı bir gündür (Çık. 20:11). Rab’bin Günü hakkında Tanrı’nın söylediklerine kulak verdiğimizde, önümüzdeki hafta için güç kazanır ve göksel Babamız’ın lütfuyla bizim için hazırladığı kutsal kentte Kurtarıcımız’ı görmeye biraz daha yaklaşırken yardım buluruz.

Bu makale orijinal olarak Ligonier Hizmetleri blogunda yayınlanmıştır.

açar ve ikizlerin doğumuyla sonuçlanır. Bu doğumda, Perez’in Zerah’ın önüne geçmesiyle primogeniture (en büyük oğlun miras hakkı) ilkesi bir kez daha tersine döner. Daha sonra Yakup Yahuda’yı kutsayacak ve krallığın onun soyundan gelenlerle ilişkilendirileceğini söyleyecektir (Yar. 49:8-12). Bu kutsama yüzyıllar sonra Samuel’in zamanında görülmektedir (bkz. Mez. 78:67-72).

John Blanchard

John Blanchard

El Dr. John Blanchard es un predicador, profesor y apologista que vive en Banstead, Inglaterra. Es autor de varios libros, entre ellos Últimas preguntas y ¿Qué ha pasado con el infierno?