Tanrı Gerçekten Sizi Önemsiyor mu?

28/05/2026

Tanrı Gerçekten Sizi Önemsiyor mu?

28/05/2026

Ağır Hastalık Ortasında Umut Bulmak

Oğlumun beşinci yaş gününde, evimden altı yüz mil uzaktaki bir kanser merkezinde oturuyor, kemoterapinin serum torbalarından damar yoluyla bedenime akışını izliyordum. Nadir görülen bir kanser türüyle mücadele ediyordum ve bir klinik araştırmaya katılma gereksinimim, beni birkaç ay boyunca eşimden ve üç küçük çocuğumdan ayrı bırakmıştı.

Dünyevi umudum ağır biçimde sarsılmıştı. Sağlığım gitmişti; onunla birlikte enerjim, saçlarım ve öngörülebilir geleceğim de gitmişti. Ailemle ilgilenmek yerine, günlerim bekleme salonlarında, kan nakillerinde, tıbbi testlerde ve uyuklamalarla geçiyordu. Çocuklarımla pek çok kıymetli dönüm noktasını kaçırdım ve daha fazlasını görmeye ömrümün yetip yetmeyeceğini bilmiyordum.

Kanser süreci ve hayatta kalma döneminin denemeleri boyunca, sağlık mücadelemin inişli çıkışlı seyrine dayanabilecek bir umuda ihtiyacım vardı. Tanrı’nın merhameti ve lütfu sayesinde, sarılabileceğimiz daha üstün bir umudumuz vardır: Rabbimiz ve Kurtarıcımız İsa Mesih. Petrus, birinci mektubunu sizin ve benim gibi acı çeken Hristiyanlara, Mesih’teki yaşayan umudumuzun yeryüzündeki denemelerle sarsılmayacağını ve görkemli sonuna dek süreceğini güvence altına almak için yazmıştır.

Yaşayan Umudumuz

Petrus mektubuna yaşayan umudumuzun müjdesiyle başlar:

Rabbimiz İsa Mesih’in Tanrısı ve Babası’na övgüler olsun. Çünkü O büyük merhametiyle yeniden doğmamızı sağladı. İsa Mesih’i ölümden diriltmekle bizi yaşayan bir umuda … kavuşturdu. (1.Pe. 1:3)

Bedeni hâlâ mezarda olan bir Kurtarıcı’ya ait değiliz. O, günah ve ölüm üzerinde zaferini ilan ederek ölümden dirildi (1.Ko. 15:54–57). Dahası, O’nun dirilişi, diriliş öyküsünün yalnızca başlangıcıdır. O, dirilişin ilk ürünüdür ve O’na ait olanların hepsi sonsuza dek yaşayacaktır çünkü O bizim yaşayan umudumuzdur (1.Ko. 15:20–23).

Ağır hastalığın etkilerini yaşadığımızda yorulmak ve cesaretimizi yitirmek kolaydır. Hayatın bir daha asla normale dönmeyeceğine dair umudumuzu kaybedebiliriz. İşte o karanlık anlarda, mezarı fethetmiş olan Kurtarıcımız’a -yaşayan umudumuza- sarılabiliriz. Yaşayan bir umudumuz var, çünkü yaşayan (diri) bir Kurtarıcımız var.

Sarsılmaz Umudumuz

Yalnızca yaşayan bir umuda kavuşmakla kalmadık, aynı zamanda;

çürümez, lekesiz, solmaz bir mirasa kavuştu[k]. Bu miras sizin için göklerde saklıdır. Zaman sona ererken açığa çıkarılmaya hazır olan kurtuluşa kavuşasınız diye iman sayesinde Tanrı’nın gücüyle korunuyorsunuz. (1.Pe. 1:4–5)

Mesih’e ait olanlar, bu dünyanın acılarının ötesine, güvence altındaki bir mirasa bakabilirler. Fiziksel bedenlerimizi acımasızca yıpratan hastalıklar bu mirasa dokunamaz. Bizi bunaltan koşullar onun sonsuz mükemmelliğini ve paklığını azaltamaz. Tanrı’nın bizim için göklerde sakladığı şeyi hiçbir şey tehdit edemez.

Bu solmaz mirası kesinlikle alacağımızı nereden biliyoruz? Petrus, iman aracılığıyla Tanrı’nın gücüyle korunduğumuzu söyler. Bu, kendi gücümüze ya da imanımızın dayanma kuvvetine bağlı değildir. Bu mirası Tanrı’nın merhametiyle alırız ve Tanrı’nın gücüyle muhafaza ederiz. Umudumuz sarsılmazdır, çünkü Tanrı bizi sarsılmaz bir şekilde tutmaktadır (Yu. 10:27–29).

Görkemli Umudumuz

Petrus bu yaşayan ve sarsılmaz umuttan söz ederken yaşamın denemelerinden habersiz değildi. Yine de, acı çekerken bile sevinmemiz için bizi teşvik eder:

Bu nedenle şimdi kısa bir süre çeşitli denemeler sonucu acı çekmeniz gerekiyorsa da, sevinçle coşmaktasınız. Böylelikle içtenliği kanıtlanan imanınız, İsa Mesih göründüğünde size övgü, yücelik, onur kazandıracak. İmanınız, ateşle arıtıldığı halde yok olup giden altından daha değerlidir. (1.Pe. 1:6-7)

Tanrı’nın vaatleri gözlerimizi geçici sıkıntılarımızdan sonsuz yüceliğimize kaldırır. Tanrı’nın bizdeki işi sayesinde, acı yoluyla gerçekleşen sınanma imanımızın hakiki olduğunu ortaya koyar. Mesih geri döndüğünde, Tanrı’nın bu denemeler aracılığıyla bizde yetiştirdiği iman “övgü, yücelik, onur” ile sonuçlanacaktır (1.Pe. 1:7). Bu yücelik Mesih’in yüceliğini, O’nunla birlikte alacağımız yüceliği ya da her ikisini ifade ediyor olabilir. Ancak Mesih’le olan geleceğimizin görkemli olacağını biliyoruz ve bu, bugün acıların ortasında sevinmemiz için bir sebeptir.

Mesih’teki umudumuz; acı bizi tükettiğinde, korku bizi bastırdığında ve bedenimizdeki ile geleceğimizdeki değişimler bizi yorduğunda sarsılmaz bir sığınaktır. Yaşayan, sarsılmaz ve görkemli umudumuz sayesinde Petrus’la birlikte şunu söyleyebiliriz: “Rabbimiz İsa Mesih’in Tanrısı ve Babası’na övgüler olsun” (1.Pe. 1:3).

Bu makale orijinal olarak Ligonier Hizmetleri blogunda yayınlanmıştır.

açar ve ikizlerin doğumuyla sonuçlanır. Bu doğumda, Perez’in Zerah’ın önüne geçmesiyle primogeniture (en büyük oğlun miras hakkı) ilkesi bir kez daha tersine döner. Daha sonra Yakup Yahuda’yı kutsayacak ve krallığın onun soyundan gelenlerle ilişkilendirileceğini söyleyecektir (Yar. 49:8-12). Bu kutsama yüzyıllar sonra Samuel’in zamanında görülmektedir (bkz. Mez. 78:67-72).

Marissa Henley

Marissa Henley

Marissa Henley es autora de Loving Your Friend through Cancer: Moving beyond "I'm Sorry" to Meaningful Support [Amando a tu amigo en medio de su cáncer: Yendo más allá de “Lo Siento” para dar un apoyo significativo].