
Tanrı Tüm Dinlerin İbadetini Kabul Eder mi?
02/07/2026Hristiyan Hayatı İçin Bir Karar
Bugün, Elçi Pavlus’un mektuplarından birinden, yeni yıl için bir metni ele alacağız. Muhtemelen bu metne aşinasınızdır ve belki de ezbere biliyorsunuzdur. Ama bilmiyor olsanız bile, sanırım bunu oldukça kolay hatırlayabilirsiniz. Bu, Pavlus’un Filipililer 3:10–14’teki kişisel kararıdır:
Ölümünde [Mesih’le] özdeşleşerek O’nu tanımak, dirilişinin gücünü ve acılarına ortak olmanın ne demek olduğunu bilmek ve böylece ne yapıp yapıp ölümden dirilişe erişmek istiyorum.
Bunlara şimdiden kavuştuğumu ya da yetkinliğe eriştiğimi söylemiyorum. Ama Mesih İsa’nın beni kazanmakla benim için öngördüğü ödülü kazanmak için koşuyorum. Kardeşler, kendimi bunu kazanmış saymıyorum. Ancak [şu tek şeyi yapıyorum]: Geride kalan her şeyi unutup ileride olanlara uzanarak, Tanrı’nın Mesih İsa aracılığıyla yaptığı göksel çağrıda öngörülen ödülü kazanmak için hedefe doğru koşuyorum.
Filipililer mektubunun başında Pavlus, genç meslektaşı Timoteos’un kendisiyle birlikte olduğunu belirtir. Pavlus çoğu zaman mektuplarını dikte ederdi ve bazen, bu mektup için kâtibi olarak hizmet ettiği için mi Timoteos’tan söz ettiğini merak etmişimdir. Mektup “Pavlus ve Timoteos” sözleriyle başlar ve imandaki oğlu olan Timoteos’a kendi adını yazmasını söylerken ona hafifçe gülümsedi mi diye düşünmeden edemiyorum.
Ama eğer durum böyleyse, Pavlus “Ancak şu tek şeyi yapıyorum” kısmına geldiğinde, Timoteos’un muhtemelen Pavlus’a şaşkın bir bakışla yukarıya baktığını hayal ediyorum. Ve Pavlus, Timoteos’un anlamadığı bir şey söyleyip söylemediğini sorsaydı, belki Timoteos şu karşılığı verecek cesareti bulurdu: “Pavlus, gerçekten yalnızca tek bir şey yaptığını mı söylememi istiyorsun? Seni tanıdığım sürece hep birçok şey yaptın, hem de aynı anda. Sen adeta çoklu görevde ustalaşmış bir Elçi’sin. Sürekli seyahat ediyorsun; sürekli vaaz ediyorsun; sürekli dua ediyorsun; sürekli ziyaret ediyorsun; sürekli danışmanlık yapıyorsun. Seni hiçbir zaman yalnızca tek bir şey yaparken görmedim.”
Bence Pavlus genç dostu Timoteos’a gülümseyerek şöyle derdi: “Ne demek istediğini biliyorum, Timoteos. Ne yaptığımı ve ne kadar meşgul olduğumu senden daha iyi kimse bilemez. Ama şunu anlaman gerekiyor ki, ben birçok farklı şey yapmakla meşgul değilim. Ben tek bir şeyi, birçok farklı yolla yapmakla meşgulüm. Ve bunların hepsi Rab İsa Mesih’i daha iyi tanımak, O’nun yaşamını paylaşmak ve O’na benzemekle ilgilidir. Bu, yaptığım her şeyin -uyanık olduğum her anın ve yaptığım her farklı etkinliğin- merkezidir; bir bakıma sırrıdır. Bunların hepsi, aslında bu tek şeyi yapmanın farklı yollarıdır.”
İskoçya’da küçük bir çocukken, her yılbaşı gecesi (orada “Hogmanay” denir), anne babam beni odama gönderir ve gelecek yıl için on tane yeni yıl kararı yazmamı isterdi. Geriye dönüp baktığımda, kendimi geliştirmem gereken on şeyi bulmanın ne kadar zor olduğunu düşündüğümü şimdi gülerek hatırlıyorum. Sanırım bugün bunları çok daha kolay yazabilirdim.
Ama eğer bir Hristiyan’sanız, aslında yalnızca bir yeni yıl kararına ihtiyacınız vardır ve Pavlus’un kararı bu konuda size büyük ölçüde yardımcı olacaktır. Özellikle daha genç bir imanlıysanız ya da genç bir insansanız, yaşamınızı hem sadeleştirmenin hem de bütünleştirmenin yolunun bu olduğunu anlamaktan daha yararlı çok az şey vardır. Size yön verecek olan budur. “Ben gerçekten ne için buradayım?” gibi büyük soruya cevap bulmanıza yardımcı olacak olan da budur.
Eski çevirilerden birinin dediği gibi,
Tüm isteğim, Mesih’i ve dirilişinin gücünü bilmek, O’nun çekmiş olduğu işkenceleri paylaşmak, O’nun ölümüyle O’nun gibi olmaktır. (Filipililer 3:10–14 – Thomas Cosmades Çevirisi)
Ne harika bir Yeni Yıl kararı. Yaptığım tek şey şu: Mesih’i tanımak istiyorum.
Bu makale orijinal olarak Ligonier Hizmetleri blogunda yayınlanmıştır.
açar ve ikizlerin doğumuyla sonuçlanır. Bu doğumda, Perez’in Zerah’ın önüne geçmesiyle primogeniture (en büyük oğlun miras hakkı) ilkesi bir kez daha tersine döner. Daha sonra Yakup Yahuda’yı kutsayacak ve krallığın onun soyundan gelenlerle ilişkilendirileceğini söyleyecektir (Yar. 49:8-12). Bu kutsama yüzyıllar sonra Samuel’in zamanında görülmektedir (bkz. Mez. 78:67-72).


