Hakimlerden Öğrenmek
17/02/2026
Tek Rab
24/02/2026
Hakimlerden Öğrenmek
17/02/2026
Tek Rab
24/02/2026

İsa’nın Dualarının Tesellisi

Atanmış bir söz hizmetkârı (pastör) olarak, birçok farklı konu hakkında Tanrı’nın ne söylediğini görmelerine yardımcı olmak için birçok insanla birlikte Kutsal Yazılar’a başvurma deneyimim oldu. Yıllar boyunca bana en sık sorulan sorulardan biri, Mesih’in işinin imanlının kurtuluşunun güvenliği açısından ne anlama geldiğiyle ilgili olmuştur. Yeni Antlaşma, gerçekten kurtulmuş olanların sonuna kadar dayanacaklarını (sebat edeceklerini) anlamamıza yardımcı olan birçok konu sunar. Bunlardan biri aklanma konusudur. Bu konu bize, yalnızca Mesih’e iman aracılığıyla O’nun doğruluğunun bize sayıldığını ve Tanrı’yla barışa kavuştuğumuzu bildirir; en ufak bir kışkırtmada bozulabilecek bir ateşkes değil, Rab’bin bir daha asla bize karşı silah kuşanmadığı, kalıcı ve ebedi bir barıştır bu (Rom. 5:1). Bir diğer konu ise kutsallaştırılma konusudur; bu da Tanrı’nın başlattığı kurtuluş işini her zaman tamamladığını söyler: “Sizde iyi bir işe başlamış olan Tanrı’nın bunu Mesih İsa’nın gününe dek tamamlayacağına güvenim var” (Flp. 1:6).

Filipililer’deki bu metinde genellikle, kurtuluşumuzu içimizde etkin kılanın ve bizi Mesih’in benzerliğine dönüştürenin Kutsal Ruh aracılığıyla Tanrı olduğu anlaşılır. Bu elbette doğrudur; ancak İsa’nın da faaliyette olduğunu gözden kaçırmamalıyız. Sona kadar dayanmamızla ilgili en büyük tesellimiz, Yeni Antlaşma’nın Mesih’in şimdiki işi hakkında açıkladıklarından gelir. Sıklıkla “Mesih’in tamamlanmış işi”nden söz ederiz; bu, Mesih’in kefaretinin tamamlanmasını -yani bizim için kurtuluş bedelini tamamen ödemesini, Tanrı’nın lanetini kendi üzerine almasını- ifade eden bir kısaltmadır. Ne var ki Mesih’in kurtuluş işi bununla sona ermedi. Çarmıhtan sonra yapması gereken başka işler de vardı. Aklanmamız için diriltildi, sonra göğe yükseldi ve Tanrı’nın sağında oturdu; orada kralların Kralı ve rablerin Rabbi olarak egemenlik sürmekte, yaratılışı yönetmekte ve kilisesinde hüküm sürmektedir (Elç. 2:33; Rom. 4:23-25; 1.Ko. 15:25).

Hepsi bu kadar da değil. Yeni Antlaşma’nın, Mesih’in halkı için sürdürdüğü şimdiki işiyle ilgili en önemli vurgularından biri O’nun aracılığıdır (şefaatte bulunmasıdır). Mesih’in kâhinlik işi çarmıhta sona ermedi. Mesih her gün Baba’nın huzurunda halkı için aracılık eder. Eğer Yakup’un söylediği gibi, doğru kişinin hararetli duası “çok güçlü ve etkili” (Yak. 5:16) ise, İsa’nın duaları halkı için ne kadar daha etkilidir?

Mesih’in imanlı için yaptığı şefaatle ilgili en büyük teselli kaynaklarından biri, İsa’nın büyük Başkâhinlik Duası’nda bulunur; bu dua başlı başına derin bir şefaat (aracılık) duasıdır. Dikkat çekici biçimde, bizler de bu büyük şefaat duasında anılmaktayız. Yuhanna 17:1–9’da şöyle okuyoruz:

Baba, dünya var olmadan önce ben senin yanındayken sahip olduğum yücelikle şimdi beni yanında yücelt. Dünyadan bana verdiğin insanlara senin adını açıkladım. Onlar senindiler, bana verdin ve senin sözüne uydular… Çünkü bana ilettiğin sözleri onlara ilettim, onlar da kabul ettiler. Senden çıkıp geldiğimi gerçekten anladılar, beni senin gönderdiğine iman ettiler. Onlar için istekte bulunuyorum. Dünya için değil, bana verdiğin kimseler için istekte bulunuyorum. Çünkü onlar senindir.

9. ayete tekrar bakalım: “Onlar için istekte bulunuyorum. Dünya için değil, bana verdiğin kimseler için istekte bulunuyorum. Çünkü onlar senindir” (Yu. 17:9). İşte meselenin özü budur. İsa, yeryüzündeki herkes için değil, Tanrı’ya ait olan herkes için dua etmektedir. Baba, kendisi için bir halk seçmiştir; ve aynı halk Mesih’e de aittir. Mahvın oğlu Yahuda dışında bu kişilerden hiçbiri kaybolmamıştır; Yahuda mahvın oğlu olduğu için zaten baştan beri Tanrı’nın çocuğu değildi. İsa’nın dua ettiği kişiler, Tanrı’nın seçtiği kişilerdir ve onların hiçbiri kaybolmamıştır (Yu. 17:10-19). Bunlara sadece Üst Oda’da İsa’nın duasına tanıklık eden öğrenciler değil, aynı zamanda bugün O’na iman eden bizler de dahiliz. İsa’nın duasında anıldığımızı söylemiştim ve işte buradayız: “Yalnız onlar için değil, onların sözüyle bana iman edenler için de istekte bulunuyorum” (Yu. 17:20). Bizler Elçilerin sözleri aracılığıyla iman ettik; dolayısıyla İsa bizim için de dua etmektedir. Bu, Mesih’in duasıdır. Bizler Başkâhinimiz’in şefaati sayesinde korunduğumuz için sona kadar dayanıyoruz.

Bir dostun ya da bir pastörün bizim için yaptığı şefaat duasından büyük teselli duyuyorsak, İsa’nın bizim için dua ettiğine dair tam güvenceden dolayı çok daha büyük bir teselli duyabiliriz. İsa’nın dualarının hiçbir zaman boşa çıkmadığını biliyoruz. O, Tanrı’nın düşüncesini mükemmel şekilde bilir. Sonuna kadar dayanabilmemiz için nasıl dua edeceğini bilir. Üstelik İsa, Baba’nın O’nun adıyla dilediğimiz her şeyi bize vereceğini söyler (Yu. 16:23). Eğer durum böyleyse, Baba elbette sevgili Oğluna istediğini vermemezlik etmeyecektir; ve İsa bizim sona dek dayanmamızı istiyor.

İsa’nın duasının ne kadar etkili olduğunu gösteren en büyük örnek Petrus’tur. Petrus da Yahuda gibi büyük bir düşüş yaşadı. Ancak Yahuda’dan farklı olarak Petrus onarıldı (geri getirildi) ve imanda sona dek dayandı. İkisi de İsa’yı inkâr etti, ancak sadece Petrus tövbe etti. Neden? Luka 22:31–32 bu sorunun cevabını vermektedir. Şeytan Petrus’u kalıcı olarak ele geçirmek istedi, ancak İsa onun için dua etti ve bu da Petrus’un tövbe etmesini sağladı. İsa, Yahuda için dua etmedi, fakat Petrus için dua etti ve böylece Petrus iman ve tövbede sona dek dayandı. Bu hepimiz için büyük bir güvencedir. İsa’nın dua ettiği kişiler uzun vadede imanlarını korurlar. Eğer Mesih’e iman ediyorsak, O her gün bizim için dua etmektedir.

Bu makale orijinal olarak Ligonier Hizmetleri blogunda yayınlanmıştır.

açar ve ikizlerin doğumuyla sonuçlanır. Bu doğumda, Perez’in Zerah’ın önüne geçmesiyle primogeniture (en büyük oğlun miras hakkı) ilkesi bir kez daha tersine döner. Daha sonra Yakup Yahuda’yı kutsayacak ve krallığın onun soyundan gelenlerle ilişkilendirileceğini söyleyecektir (Yar. 49:8-12). Bu kutsama yüzyıllar sonra Samuel’in zamanında görülmektedir (bkz. Mez. 78:67-72).

R.C. Sproul
R.C. Sproul
Dr. R.C. Sproul Ligonier Hizmetlerinin kurucusu, Sanford, Florida'daki Saint Andrew's Şapeli'nin ilk vaizi ve eğitim hizmetkârı olup, aynı zamanda Reformation Bible College'ın ilk başkanı ve Tabletalk dergisinin genel yayın yönetmeniydi. Renewing Your Mind adlı radyo programı hâlen dünya çapında yüzlerce radyo istasyonunda her gün yayınlanmakta ve internet üzerinden de dinlenebilmektedir. Dr. Sproul, aralarında Türkçeye de tercüme edilmiş olan Tanrı'nın Kutsallığı, Tanrı'nın Seçimi ve Everyone's a Theologian'ın da bulunduğu yüzden fazla kitap yazmıştır. Kutsal Yazılar’ın yanılmazlığını ve Tanrı'nın halkının O'nun Sözü üzerinde imanla durması gerektiğini açıkça savunmasıyla dünya çapında tanınmıştır.