Tembellik ve Çalışkanlık

21/07/2026

Kutsal Kitap Kadın Pastörler Hakkında Ne Söylüyor?

28/07/2026

Tembellik ve Çalışkanlık

21/07/2026

Kutsal Kitap Kadın Pastörler Hakkında Ne Söylüyor?

28/07/2026

Kilise İkiyüzlülerle mi Doludur?

Yaklaşık otuz yıl önce, o zamanlar Fort Lauderdale’deki Evangelism Explosion (EE) programını yöneten yakın arkadaşım ve meslektaşım Archie Parrish, benden bir ricada bulundu. EE ekiplerinin yaptığı binlerce müjdeleme ziyaretinde, insanların Müjde hakkında yaptıkları yorumları kaydettiklerini söyledi. İnsanların Hristiyan inancına karşı en sık dile getirdiği soruları ve itirazları derleyip en yaygın on başlık altında toplamışlardı. Dr. Parrish, müjdecilerin hizmetlerinde kullanabilmesi için bu itirazlara cevap veren bir kitap yazıp yazamayacağımı sordu. Bu çalışma sonucunda önce İtirazlara Cevaplar (Objections Answered), daha sonra İnanmanın Nedeni (Reason to Believe) adıyla bilinen kitabım ortaya çıktı. En sık dile getirilen ilk on itirazdan biri, kilisenin ikiyüzlülerle dolu olduğu iddiasıydı. O dönemde D. James Kennedy bu itiraza şöyle karşılık verirdi: “Her zaman bir kişi için daha yer vardır.” Ayrıca insanlara, eğer mükemmel bir kilise bulursanız, ona katılmayın çünkü onu bozarsınız da derdi.

İkiyüzlü terimi, Grek tiyatrosundan gelir. Oyuncuların belirli rolleri canlandırmak için kullandıkları maskeleri tanımlamak için kullanılırdı. Bugün bile tiyatro, komedi ve trajediyi temsil eden iki maske ile simgelenir. Antik çağda bazı oyuncular birden fazla rol oynar ve hangi rolde olduklarını, yüzlerinin önünde tuttukları maskeyle gösterirlerdi. İkiyüzlülük kavramının kökeni budur.

Ancak kilisenin ikiyüzlülerle dolu olduğu iddiası açıkça yanlıştır. Hiçbir Hristiyan bu yaşamda kutsallaştırılmanın tam ölçüsüne ulaşamaz; hepimizin süregelen günahla mücadele etmesi, bizi haklı olarak ikiyüzlü ilan etmez. İkiyüzlü, yapmadığını iddia ettiği şeyleri yapan kişidir. Kilise dışından bakanlar, Hristiyan olduğunu söyleyen insanların günah işlediğini görür. Hristiyanların yaşamında günah gördüklerinde, hemen bu insanların ikiyüzlü olduğu sonucuna varırlar. Eğer bir kişi günahsız olduğunu iddia eder ve sonra günah işlerse, elbette o kişi ikiyüzlüdür. Ama bir Hristiyan’ın sadece günahkâr olduğunu göstermesi, onu ikiyüzlü yapmaz.

Tersine çevrilmiş mantık şu şekildedir: Bütün ikiyüzlüler günahkârdır. John günahkârdır; öyleyse John ikiyüzlüdür. Mantık kurallarını bilen herkes bu kıyasın geçerli olmadığını bilir. Eğer suçlamayı “kilise ikiyüzlülerle doludur” yerine “kilise günahkârlarla doludur” şeklinde değiştirsek, bunu hemen kabul ederiz. Kilise, bildiğim kadarıyla, üye olabilmek için kişinin günahkâr olduğunu kabul etmesini şart koşan tek kurumdur. Kilise günahkârlarla doludur; çünkü kilise, günahlarını itiraf eden günahkârların kurtuluş bulmak için geldikleri yerdir. Bu nedenle, kilisenin günahkârlarla dolu olması, onun ikiyüzlülerle dolu olduğu sonucunu haklı çıkarmaz. Yine söyleyelim: Her ikiyüzlülük günahtır, ama her günah ikiyüzlülük değildir.

Yeni Antlaşma döneminde ikiyüzlülük sorununa baktığımızda, bunu en açık şekilde kendilerini en doğru sayan kişilerin yaşamlarında görürüz. Ferisiler, tanım gereği kendilerini halkın sıradan günahkârlığından ayrı gören bir gruptu. Başlangıçta iyi bir yoldaydılar; Tanrı’ya adanmışlık ve O’nun yasasına itaat dolu bir yaşam arıyorlardı. Ancak davranışları ideallerine ulaşamadığında, rol yapmaya başladılar. Gerçekte olduklarından daha doğruymuş gibi davrandılar. Dışarıdan doğruluk görüntüsü verdiler; ama bu sadece yaşamlarındaki derin yozlaşmayı gizlemeye yarıyordu.

Kilise ikiyüzlülerle dolu olmasa da, ikiyüzlülüğün yalnızca Yeni Antlaşma’daki Ferisilerle sınırlı bir günah olmadığı açıktır. Bu, Hristiyanların mücadele etmek zorunda olduğu bir günahtır. Kilise için yüksek bir ruhsal doğruluk standardı belirlenmiştir. Çoğu zaman bu yüksek hedeflere ulaşamadığımız için utanır ve gerçekte ulaştığımızdan daha yüksek bir doğruluk seviyesine erişmiş gibi görünmeye eğilimli oluruz. Bunu yaptığımızda, ikiyüzlülük maskesini takar ve bu özel günah nedeniyle Tanrı’nın yargısı altına gireriz. Kendimizi böyle bir rol yapma içinde bulduğumuzda, zihnimizde bir alarm çalmalıdır; hemen çarmıha ve Mesih’e dönmemiz ve gerçek doğruluğumuzun nerede bulunduğunu yeniden anlamamız gerekir. Mesih’te, yüzümüzü gizleyen bir maske değil, O’nun doğruluğundan oluşan bir giysi bulmalıyız. Gerçekten de, imanla alınan Mesih’in doğruluğu dışında hiçbirimizin kutsal bir Tanrı’nın önünde durma umudu yoktur. İmanla Mesih’in giysisini giymek ikiyüzlülük değildir. Bu, fidyeyle kurtuluşun bir eylemidir.

Bu makale orijinal olarak Ligonier Hizmetleri blogunda yayınlanmıştır.

açar ve ikizlerin doğumuyla sonuçlanır. Bu doğumda, Perez’in Zerah’ın önüne geçmesiyle primogeniture (en büyük oğlun miras hakkı) ilkesi bir kez daha tersine döner. Daha sonra Yakup Yahuda’yı kutsayacak ve krallığın onun soyundan gelenlerle ilişkilendirileceğini söyleyecektir (Yar. 49:8-12). Bu kutsama yüzyıllar sonra Samuel’in zamanında görülmektedir (bkz. Mez. 78:67-72).

R.C. Sproul

R.C. Sproul

Dr. R.C. Sproul Ligonier Hizmetlerinin kurucusu, Sanford, Florida'daki Saint Andrew's Şapeli'nin ilk vaizi ve eğitim hizmetkârı olup, aynı zamanda Reformation Bible College'ın ilk başkanı ve Tabletalk dergisinin genel yayın yönetmeniydi. Renewing Your Mind adlı radyo programı hâlen dünya çapında yüzlerce radyo istasyonunda her gün yayınlanmakta ve internet üzerinden de dinlenebilmektedir. Dr. Sproul, aralarında Türkçeye de tercüme edilmiş olan Tanrı'nın Kutsallığı, Tanrı'nın Seçimi ve Everyone's a Theologian'ın da bulunduğu yüzden fazla kitap yazmıştır. Kutsal Yazılar’ın yanılmazlığını ve Tanrı'nın halkının O'nun Sözü üzerinde imanla durması gerektiğini açıkça savunmasıyla dünya çapında tanınmıştır.